Geograpy

SİTE İÇİ KATEGORİLER


LİSE -1- COĞRAFYA LİSE -2- COĞRAFYA LİSE -3- COĞRAFYA LİSE -4 - COĞRAFYA LİSE -1/LİSE-2 ETKİNLİK LİSE-3/LİSE-4 ETKİNLİKLER
ÖSS HAZIRLIK VE TEST COĞRAFYA OYUN ANİMASYON MISIR PİRAMİTLERİ TÜRKİYENİN BÖLGELERİ KITALAR VE ÜLKELER GÜNEŞ SİSTEMİ VE GEZEGENLER
YILLIK PLAN ZÜMRELER VE SATRANÇ HARİTA ARŞİVİ DÜNYANIN YEDİ YENİ HARİKASI OKULUMUZ ATATURK LISESI COĞRAFYA VİDEO DERSLER LİSE 1-2-3-4 TARİH


Yasal Uyarı: Bu sitede bulunan konular ve etkinlikler kişisel görüşlerimizdir yüzde yüz doğruluk garantisi verilmez.Yorum farklılıkları olabilir.Bu noktada çıkabilecek sorunlarda sitemiz sorumlu değildir.Sitemizde etkinlik dışı alıntı resim ve konu bölümleri mevcuttur kaynak gösterimi ile ilgili gözden kaçan yada yazılmayan sayfalar için uyarı yapmanızı rica ederiz gerekli düzeltmeler hemen yapılacaktır. Sitemizdeki etkinlik konularının HER HAKKI SAKLIDIR kaynak gösterilerek kullanılması serbest kaynak gösterilmeden ve direk site sayfasının kopyalanarak yayınlanması yasaktır.DİKKAT:Bilgileri bilgisayarınıza indirmek için dosya menüsünden farklı kaydet yaparak kayıt türü metin dosyasını seçerek bilgileri bilgisayarınıza indirebilirsiniz.
ANA SAYFA

13/11/2009 - GEOGRAPHY FORUM BÖLÜMÜ

GEOGRAPHY FORUM BÖLÜMÜ

 

Sizden gelen dokümanları artık burada yayınlamaya başlıyoruz.Elinizdeki dokümanları paylaşmak isterseniz aakkbbuulluutt@gmail.com adresine yollayabilirsiniz…

 

LİSE-1-2-3-4 Word ve Pdf formatlı konular

 

 

Lise 1.sınıf coğrafya notları word formatında çok iyi  TIKLAYINIZ

 

Coğrafya nedir bölümleri ilkeleri TIKLAYINIZ

               

Dünya ve Evren dünyanın oluşumu Samanyolu galaksisi TIKLAYINIZ

 

Dünyanın Şekli ve sonuçları TIKLAYINIZ

 

Yeryuvarlağı ve evren dünyanın şekli ve hareketleri TIKLAYINIZ

 

Dünyanın şekli ve hareketleri TIKLAYINIZ

 

Matematik ve özel konum TIKLAYINIZ

 

Coğrafi konum Paralel ve Meridyen TIKLAYINIZ

 

Coğrafyanın konusu konum ,paralel meridyen, TIKLAYINIZ

 

Harita bilgisi TIKLAYINIZ -1

 

Harita bilgisi  TIKLAYINIZ -2

 

Harita bilgisi TIKLAYINIZ -3

 

İzohipsler ve özellikleri TIKLAYINIZ

 

Türkiye  dilsiz harita seti TIKLAYINIZ

 

Atmosfer ve katmanları   TIKLAYINIZ

 

Sıcaklık dağılışını etkileyen faktörler TIKLAYINIZ

 

İklim tipleri dünyada görülen iklimler  TIKLAYINIZ

 

İklim çeşitleri dünyada görülen iklimler  TIKLAYINIZ

 

İklim tipleri görsel destekli notlar TIKLAYINIZ

 

İklim Bilgisi İklim elemanları TIKLAYINIZ

 

İklim bilgisi ve sıcaklık TIKLAYINIZ

 

Basınç ve Rüzgarlar TIKLAYINIZ

 

Nemlilik ve yağış TIKLAYINIZ

 

Nemlilik ve yağış -2 TIKLAYINIZ

 

Erozyonun tanımı ve çeşitleri TIKLAYINIZ

 

Yerin yapısı ve oluşum süreci jeolojik zamanlar Levha tektoniği  TIKLAYINIZ

 

Zayıf kuşaklar Levhalar TIKLAYINIZ

 

İç kuvvetler TIKLAYINIZ-1

 

İç kuvvetler TIKLAYINIZ-2

 

Topografya ve kayaçlar(Taşlar ve özellikleri)  TIKLAYINIZ

 

Türkiye’nin yer şekilleri ve oluşumları TIKLAYINIZ

 

Türkiye’nin Bölgeleri ve özellikleri TIKLAYINIZ

 

Türkiye’nin iklimi ve özellikleri Türkiye’de görülen iklim çeşitleri TIKLAYINIZ

 

Türkiye’nin iklimi ve özellikleri TIKLAYINIZ

 

Türkiye’nin İklim ve Bitki örtüsü TIKLAYINIZ

 

Türkiye’nin akarsuları ve özellikleri TIKLAYINIZ

 

Yeryüzünün şekillenmesi Dış Kuvvetler  TIKLAYINIZ

 

Dış kuvvetler  TIKLAYINIZ

 

Dış kuvvetler görsel destekli ders notları Akarsu,Buzul,Dalga vb )TIKLAYINIZ

 

Boğaz ve kanallar harita çalışması TIKLAYINIZ

 

Nüfus ve nüfus coğrafyası TIKLAYINIZ

 

Nüfus ve yerleşme nüfus piramitleri TIKLAYINIZ

 

Nüfus ve yerleşme TIKLAYINIZ

 

Grafik bilgisi grafiklerin yorumlanması TIKLAYINIZ

 

Lise 3 coğrafya etkinlik defteri harika bir kaynak TIKLAYINIZ

 

Lise 3 Üretim Tüketim,Dağıtım ders notları TIKLAYINIZ

 

Biyolojik çeşitlilik pdf  TIKLAYINIZ

 

Ekosistem pdf  TIKLAYINIZ

 

PDF notların cevap anahtarı kavram dershanesi notları TIKLAYINIZ

 

Bu notları indirmenizi tavsiye ediyorum bir çok öğrencimiz için iyi bir kaynak oluşturacak özellikte emek dolu çalışmalardır.Hazırlayan öğretmenlerimize sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.Müsaadelerine sığınarak paylaşıma açıyorum.Paylaşım ile ilgili bir sorunda lütfen bildiriniz …


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/11/2009 - LİSE 1-2-3-4 COĞRAFYA KONU ANLATIMI VE TEST ARŞİVİ

LİSE  1-2-3-4 .SINIF COĞRAFYA TEST ARŞİVİ

 

Coğrafi konum – paralel ve meridyenler

 

Dünyanın şekli ve hareketleri

 

Harita bilgisi

 

Atmosfer ve iklim bilgisi,nemlilik,basınç,rüzgarlar vb

 

İç ve dış kuvvetler

 

Beşeri coğrafya ,Grafikler ,Bölgeler


ÖSS ‘YE YÖNELİK HAZIRLANMIŞ DERS NOTLARI ve TESTLER


Bu notları mutlaka incelemelisiniz…

·         Grafik Bilgisi (510 KB)

·         Coğrafi Konum ve Etkileri (260 KB)

·         Dünya'nın Şeklinin ve Hareketlerinin Sonuçları (245 KB)

·         Harita Bilgisi (363 KB)

·         İklim Bilgisi - Sıcaklık (419 KB)

·         Basınç ve Rüzgarlar (196 KB)

·         Nemlilik ve Yağış (182 KB)

·         İklim Çeşitleri (390 KB)

·         Türkiye İklimi (178 KB)

·         Türkiye Ekonomik Coğrafyası (245 KB)

·         Nüfus ve Yerleşme (145 KB)

·         Türkiye'nin Coğrafi Bölgeleri (403 KB)

·         İç Kuvvetler (120 KB)

·         Dış Kuvvetler (563 KB)

Cevap Anahtarı (110 KB) için BURAYA tıklayınız.

 

ÖSS HAZIRLIK SORU BANKASI VE KONU TESTLERİ 

Güncellenmiş link için TIKLAYINIZ

öss coğrafya konu anlatımı ve testler

Öss hazırlık coğrafya ders notları 

Coğrafya soru bankası-2-

Coğrafya'da Grafik Bilgisi Yorumlama

ÖSS sınavı coğrafya'ya nasıl çaılışmalıyız

Öss sınavına yönelik çözümlü 781 adet ülkeler coğrafyası test sorusu

Öss hazırlık 1981-2007 coğrafya öss soruları

Kıtalar ve ülkeler test soruları

Öss hazırlık test soruları,İklim,İç kuvvetler,Dış kuvvetler, karışık testler 

Öss hazırlık test soruları

LİSE 1. SINIF ÖSS HAZIRLIK TEST SORULARI

Yıllık Hareket 1                             Test   Yanıtlar 

Coğ. tanımı dünyanın şekli         Test   Yanıtlar                   

Günlük Hareket                            Test   Yanıtlar                   

Harita Karma                                Test   Yanıtlar

Haritalarda Hesaplama                Test   Yanıtlar                   

Harita ve Ölçek                            Test   Yanıtlar

Yüzey şekillenin göst.                 Test   Yanıtlar                    

Yerel saatler                                 Test   Yanıtlar

 

 Umarım işinize yarar.Paylaşım amaçlı internetten toparlanmıştır...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/11/2009 - DÜNYADA GÖRÜLEN BİTKİ ÖRTÜLERİ VE ÖZELLİKLERİ

Kategori: GENEL COGRAFYA

DÜNYAYI KAPLAYAN ÖRTÜ:

 

BİTKİLER

 

Dünya Bitki Örtüsü Haritası

 

Dünya üzerindeki iklim tiplerine bağlı olarak bitki örtüsü ekvatordan kutuplara doğru:

 

1.      Geniş yapraklı ormanlar

2.      Savanlar

3.      Kaktüs

4.      Bozkır

5.      Maki

6.      Orman-çayır

7.      İğne yapraklı ormanlar

8.      Tayga ormanları

9.      Tundra  şeklinde sıralanır.

 

 

v      Her bitkinin kendine has bir iklim özelliği vardır. Başka bir ifadeyle benzer iklim şartlarında benzer bitki türleri görülür.(kutup iklimi hariç)

v      Farklı bölgedeki iklimin benzerliği tabii bitki örtüsünün benzerliğini kanıtlar.

v      Yer şekillerinin kısa mesafeler dâhilinde değişmesi bitki örtülerinin de kısa mesafeler dâhilinde değişmesini sağlar.

v      Bitki örtüleri yeryüzüne dağılışlarında aralıksız kuşaklar oluşturmazlar.

v      Enlem farkı arttıkça ve farklı enlemlerden oluştukça bitki örtüsü de çeşitlenir.

v      Bitki örtüsü iklimin bir nedeni değil iklimin bir sonucudur.

 

 

Yeryüzünde Bitki Örtüsünün Dağılışını Etkileyen Faktörler

 

1-İklimin Etkisi

 

a)Yağış Faktörü:

Yağış bir yerdeki bitki yoğunluğunu yani bitkilerin ot, çalı veya ağaç olmasını ve bunların miktarının az ya da çok olmasını belirler.

Her bitkinin istediği su miktarı farklıdır. Yağışlı bölgelerde gür bitki toplulukları görülürken kurak bölgelerde bitki örtüsü seyrekleşir, çöllerde kurakçıl ve seyrek bazı otlara ve çalılara rastlanır.

b)Sıcaklık faktörü:

 Bitkilerin gelişebilmesi için belli bir sıcaklığın olması gerekir. Sıcaklık bir yerdeki bitki türlerini belirler örneğin ağaçların iğne yada geniş yapraklı olmasını belirler.  Sıcak orta kuşakta her tür bitki yetişme alanı bulabilirken soğuk kutup bölgelerinde ve yükseklerde düşük sıcaklık şartları nedeniyle bir çok bitkiye rastlanmaz.

 

2-Yer Şekillerinin Etkisi

Dağ sıraları ve dağların uzanışı bitki örtüsünün yayılışını etkiler. Kıyıya paralel uzanan dağlar deniz etkisini iç kesimlere sokmadığı için iç kesimler bitki bakımından fakirleşirken, dağların denize bakan yamaçları daha zengin bitki örtüsüne sahip olur.

Yükseklere çıkıldıkça sıcaklıklar azaldığı için bitki örtüsü türü ve yoğunluğu azalır. Belli bir yükseltiden sonra artık bitki yetişmez.

Eğimli yamaçlarda gür bitki örtüsü görülür çünkü düz alanlar insanlar tarafından işgal edilmiştir.

Bakı bitki örtüsünün yayılışında en önemli faktörlerden birisidir. Güneşe dönük yamaçlar uygun sıcaklık şartları sayesinde hem bitki türü hem de bitki yoğunluğu bakımından daha zengindir.

 

3-Toprak Faktörü

 Bitkiler kökleriyle toprakta tutunur ve gıdalarını topraktan alırlar. Bu nedenle yeterli kalınlıkta toprak örtüsü olmayan yerlerde bitkilerde yaşayamaz.

Toprağın yapısı; Toprağın yapısı, üzerinde yetişen bitki türünü belirleyebilir.

Toprağın dokusu; Toprağın sık ya da gevşek oluşu bitki oluşumunu etkiler

 

4-Biyotik Faktörler

Tarih boyunca insanlar yaşam faaliyetleri nedeniyle çevrelerindeki bitki örtüsünü sürekli değiştirmişlerdir. İnsanların bitki örtüsü üzerindeki etkileri daha çok olumsuz olmuştur.

İnsanlar, çeşitli açılardan bitki örtüsü üzerinde etkili olmuştur.

 

Olumsuz etkiler       

Savaşlar, Tarım alanı açma, Yakacak ihtiyacı, Orman yangınları, Hayvan otlatma, Yol yapımı, Orman alanlarını imara açma, Sanayileşme

 

Olumlu Etkiler

Bitki türlerinin yayılması, Bitki türlerinin korunması, Bitki türlerinin geliştirilmesi, Çeşitli hayvan türleri bitkilerin farklı yörelere taşınması sayesinde bitki yayılışına etkide bulunur. Bitkilerin tozlaşmasına katkıları vardır (Meyve bahçelerinde arı bulundurulması)

 

BİTKİ TOPLULUKLARININ COĞRAFİ DAĞILIŞI

Ekvatoral yağmur ormanları

Amazon Havzası, Senegal’den Gine körfezine kadar olan saha Kongo Havzası, Güneydoğu Asya adaları 
                         
Muson Ormanları

Güneydoğu ve Doğu Asya’da Hindistan, Japonya, Tayland, Vietnam,Endonezya, Doğu Çin,  Kore, Avustralya’nın kuzeybatısı, Filipinler, Güneydoğu Afrika    
              
Orta Kuşağın Karışık Ormanları

Batı Rüzgarları sebebiyle Ilıman Kuşak karalarının batısında görülür (Batı ve K.Batı Avrupa, Amerika’nın batısı). Yurdumuzda ise Karadeniz kıyılarında etkilidir

               

Tayga Ormanları

Deniz etkisinden uzak kara içlerinde ve ılıman kuşak karalarının doğu kıyılarında (soğuk su akıntısından dolayı) görülür. Orta ve doğu Avrupa Asya’nın kuzeyi(Sibirya) Kanada ve ABD nin kuzeyinde görülür.

              

Maki

Akdeniz’e kıyısı olan ülkeler  (Libya, Mısır ve Lübnan hariç. Buralarda görülmeme sebebi yer şekillerinin engebesiz olmasıdır.), Avustralya’nın güneybatısı, G. Afrika Cumhuriyetinde Kap bölgesi, Şili’nin orta kesimleri  Kuzey Amerika’da Kaliforniya çevresinde etkilidir.

En geniş anlamıyla 30-40 derece enlemleri arasında kıtaların özellikle batı kıyıları


             

Savan

Güney ve Orta Afrika, Sudan,Güney Amerika‘da Brezilya’daVenezüella, Kolombiya, Peru ve Bolivya’da etkilidir. Ekvatoral iklim ile çöl iklimi arasında (10-20° kuzey ve güney enlemleri arasında görülü

Bozkır(Step)
Sıcak ve ılıman kuşak kara içlerinde görülür. Yurdumuzda İç Anadolu Bölgesinde ve Ergene Bölümünde görülen karasal iklim buna örnektir. 


Çayır

Batı Rüzgarları sebebiyle Ilıman Kuşak karalarının batısında görülür (Batı ve K.Batı Avrupa, Amerika’nın batısı). Alpin çayırlar dağların yüksek kesimlerinde görülür

 

Tundra

Sibirya, İskandinavya Yarımadasının kuzeyinde, Kanada’nın kuzeyinde,

Grönland adasının kıyı kesimleri.Yaklaşık olarak 70-80 enlemleri çevresinde görülür.Güney yarımküredeki etki alanı KYK dekine oranla çok azdır bunun nedeni GYK de okyanusların geniş alan kaplamasıdır. 

Çöl Bitkileri

Kızılkum (Özbekistan), Karakum (Türkmenistan), Gobi (Moğolistan), Taklamakan (Çin) , Arizona (A.B.D) çölleri,Kuzey AfrikaArap yarımadasıAvustralya’nın iç kesimleri


                              

Yeryüzünde Oluşan Bitki Formasyonları

 
Ağaç Formasyonu

Ormanların temel unsuru ağaçtır. Ağaçların oluşturduğu topluluklara orman denir.

Yağış, sıcaklık ve toprak şartlarının elverişli, yetişme devresinin uzun olduğu her yerde ağaç yetişir. Yağış azlığı, şiddetli buharlaşma ağaç yetişmesine engel olur. Ormanların temel unsurudur.

        

Başlıca Orman Türleri

Yaprak biçimine göre: yayvan yapraklı ormanlar, iğne yapraklı ormanlar 

1-Ekvatoral Yağmur Ormanları            

2-Muson Ormanları   

3-Orta Kuşağın Karışık Ormanları                                     

4-Tayga Ormanları  

                                      

Çalı Formasyonu

Maki, Garig ve Psödomaki

 

Maki

Karakteristik özellikleri, kışın yapraklarını dökmemeleri ve yaz kuraklığına dayanıklı olmak için yaprak, gövde ve kök sistemlerinin su kaybını önleyecek yapıda olmalarıdır. Genelde Akdeniz ikliminin hakim olduğu yerlerde ve orman tahribinin yoğun olduğu sahalarda ince gövdeli, sert, bazen kenarları dikensi, cilalı daimi yeşil yapraklı 2-3 m. boyları olan, çalı görünüşlü ya da ağaççık şeklindeki bitki toplulukları maki formasyonu olarak adlandırılır.


Başlıca Maki Türleri

Filarya, Zakkum, Laden, Katırtırnağı, Ardıç Sumak, Harnup (keçi boynuzu),  Sandal,  Mersin, Kocayemiş, Pırnal Meşesi, Funda, Defne, Menengiç Sakız ağacı,Ilgın, Yabani zeytin,(deli, delice)      

Garig

Garig formasyonu, Akdeniz ikliminin hakim olduğu alanlarda ancak toprak şartlarının daha elverişsiz eğimlerin daha fazla ve yağışların daha az olduğu kesimlerde ayrıca makilerin tahrip olduğu sahalarda görülür.. Bunlar son derece kurakçıl bitki topluluklarıdır. Başlıca türleri kermez meşesi, akçakesme, kekik, adaçayı,laden, katran ardıçı ve gevendir.

 

Psödomaki(Yalancı maki-yalancı çalı)

Ormanların tahrip edildiği yerlerde oluşan yalancı çalı  türleridir. Kışın yapraklarını dökerler.

                                                                            

Ot Formasyonu

İklim,toprak ve yer şekilleri gibi şartların ağaç yetişmesine olanak vermediği yerlerde, belirli zamanlarda yağan yağışa veya tamamı toprağın derinliklerine sızmayan suya bağlı olarak yetişen ot cinsinden bitkilerin oluşturduğu topluluktur.

 

Savan

Savanlar uzun süre yeşil kalan , gür ve uzun boylu ot topluluklarıdır. Savan bitki örtüsü içinde yer altı sularının yüzeye çıktığı yerlerde ve akarsu boylarında ormanlar görülür.

Kurak mevsimin uzun sürdüğü tropikal bölgelerde görülen, tek tük ağaçlar serpili büyük çayırlardan oluşan bitki topluluğu, Güney Afrika'da ve Doğu Afrika'da başlıca bitki topluluğu olan, boyları yer yer iki metreyi bulabilen köksaplı bitkilerden ve buğdaygillerden oluşur.

 
  

Step(Bozkır)

İlkbahar yağışlarıyla yeşeren, yaz başlarında kuruyan küçük boylu ot topluluğudur.

Bozkır bitki örtüsü içinde geven , deve dikeni, gelincik, çoban yastığı gibi bitkiler yer almaktadır. Yağışların daha az mevsimler arasındaki sıcaklık farklarının daha fazla olduğu alanlar ot formasyonunun geliştiği sahalardır.

Steplerin bir kısmı doğal olurken bir kısmı da ormanların insanlar tarafından tahribi sonucu ortaya çıkmıştır. (Bu şekilde oluşan bozkıra Antropojen Bozkır denir)İç Anadolunun orta bölümü (Konya ve Ereğli havzaları, Tuz gölü çevreleri) asıl step sahasıdır.
Step formasyonunun gelişme gösterdiği bu bölümde yağışlar 250 mm. altına düşer.

Bu sahada görülen bitkiler kendilerini kurak şartlara son derece adapte etmişler ve keçe gibi tüylü dikenli, az yapraklıdırlar.

 

Çayır

Çayırlar genellikle düz ve taban suyu yüksek olan taban arazilerde teşekkül etmişlerdir. Toprak uzun süre nemli olduğundan bitki örtüleri sık ve yüksek boyludur.

Sık ve yüksek boylu olan bitki örtüleri sıkı bir çim kapağı meydana getirerek toprağı sıkıca tutar.

Aktif büyüme döneminde yapraklar tüm yüzeyi kapatır.

Biçilerek değerlendirilen bu alanlardan elde edilen ot kış aylarında hayvanlara verilir.

 

Alpin Çayırlar

Genellikle dağların yüksek kesimlerinde orman örtüsünün üst sınırından sonra ortaya çıkan ot örtüsüdür  olarak bilinir. Ülkemizde Alpin çayırlar dağların 2100 m. den sonraki kesimlerde görülmeye başlar.

İlkbahar ve yaz mevsimlerinde karların erimesi ile ortaya çıkan bu çayırlar rengarenk açan çiçekleri yanında yer yer de  1 m.'yi bulan uzun boyları ile dikkat çekerler.

 

Tundra

Yosun ,ot ve cılız çalılıklardan oluşan bitki örtüsüdür. Tundra, kutba en yakın bitki örtüsüdür.

Kuzey ülkelerinde rastlanan, yapısına likenlerin de katıldığı bodur ot toplulukları. Tundralar yılın dörtte üçünden uzun bir süre karlarla örtülü kalır. Bunun için kutup bölgesi dışında yetişen bazı ağaçlara burada ancak bodur çalılar halinde rastlanır. Kutup söğüdü ve bodur huş bunlara misal verilebilir.

Hakim bitki topluluklarını karayosunları ve likenler (Ren geyiği likenleri vs.) meydana getirir.


Yorum (26) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/11/2009 - TARİH LİSE 1-2-3-4 KONULARI

TARİH DERSİ ÖZET KONULAR


Tarihe giriş ,tarih biliminin özellikleri  TIKLAYINIZ

Tarihin başlangıcı ve tarih çağları  TIKLAYINIZ

İlk Çağ medeniyetleri TIKLAYINIZ

Orta Asya Türk Tarihi TIKLAYINIZ

İslam Tarihi  TIKLAYINIZ

İlk Müslüman Türk Devletleri TIKLAYINIZ

Anadolu'da kurulan ilk Türk Beylikleri ve Anadolu Selçuklu Devleti   TIKLAYINIZ

Türk İslam Devletlerinde Kültür ve Medeniyet TIKLAYINIZ

Ortaçağ Avrupa Tarihi  TIKLAYINIZ

Yeni Çağda Avrupa  TIKLAYINIZ

Yakın Çağ'da Avrupa TIKLAYINIZ

Osmanlı Devleti Kuruluş Dönemi TIKLAYINIZ

Osmanlı Devleti Yükselme  Dönemi TIKLAYINIZ

Osmanlı Devleti Duraklama Dönemi TIKLAYINIZ

Osmanlı Devleti Gerileme  Dönemi TIKLAYINIZ

Osmanlı Devleti Dağılma Dönemi TIKLAYINIZ

Osmanlı Devleti Kültür ve Medeniyet (1) TIKLAYINIZ

Osmanlı Devleti Kültür ve Medeniyet (2) TIKLAYINIZ

Osmanlı Devleti Demokratikleşme Çabaları TIKLAYINIZ

Trablusgarp ve Balkan Savaşları TIKLAYINIZ

1.Dünya Savaşı TIKLAYINIZ

Mondros Ateşkes Antlaşması TIKLAYINIZ

İzmir'in İşgali TIKLAYINIZ

Mustafa Kemal'in Hayatı TIKLAYINIZ

Kongreler Dönemi TIKLAYINIZ

Son Osmanlı Mebusan Meclisi - Misaki Milli -TBMM  açılışı TIKLAYINIZ

Sevr Barış Antlaşması TIKLAYINIZ

Cepheler TIKLAYINIZ

Mudanya ve Lozan  TIKLAYINIZ

Cumhuriyetin İlanı,Halifeliğin Kaldırılması, Anayasalar TIKLAYINIZ

Hukuk Alanında İnkılaplar TIKLAYINIZ

Eğitim Kültür Alanında İnkılaplar TIKLAYINIZ

Toplumsal Alanda İnkılaplar TIKLAYINIZ

Ekonomik Alanda İnkılaplar TIKLAYINIZ

Atatürk Dönemi Dış Siyaseti TIKLAYINIZ

Atatürk Dönemi Düşünce Sistemi ve Atatürk İlkeleri TIKLAYINIZ

ıı.Dünya Savaşı TIKLAYINIZ


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/11/2009 - YER KABUĞUNU OLUŞTURAN TAŞLAR VE ÖZELLİKLERİ

Kategori: ARSIV

TAŞLAR VE ÖZELLİKLERİ

Çeşitli minerallerden ve organik maddelerden oluşan katı, doğal maddelere TAŞ ya da KAYAÇ denir.
Kayaçlar genelde iki veya daha fazla mineralin bir araya gelmesiyle oluşur.Yer üstünde ve içinde bulunan tüm taşların kökeni mağmadır.

Bir nehir kenarında gezerken kumlar arasındaki çakılların renk ve  şekil bakımından çok farklı  olduğunu görürüz. Bu durum bize kayaların farklı  ortamlarda oluştuğunu gösterir. Örneğin bazı kayalar göl ve deniz  içerisinde çökelip oluşurken, bazıları  da magmanın hızlı bir şekilde soğuması ile oluşmaktadır.

İnsanlar ilkçağlardan beri bu kayaları, kesici av aletleri, süs eşyaları, kap kacak ya da mesken yapımı  gibi çok farklı  alanlarda kullanmışlardır. Bugünde kayaçlar  hayatımızda çok farklı alanlarda kullanılmaktadır.
Kayaların Yer Şekillerine Etkileri
Kaya ne kadar sert olursa aşınmaya karşı o kadar dirençli olur. Örneğin bazalt ya da granit gibi dirençli kayalar üzerinde daha dik yer şekilleri gelişirken, kum taşı ve marngibi yumuşak kayaçların bulunduğu sahalarda daha düz ya da basık şekiller oluşmaktadır. 
Vadi kenarlarında dirençli kayaların bulundukları  yerlerde daha  dik  yamaçlar bulunurken, yumuşak kayaçların bulundukları yerlerde daha eğimli yamaçlar yer alır.

Geçirimli kayaçlar içinden suyun geçmesine olanak sağlar. Geçirimsiz kayaçlar ise suyun sızmasını  engelledikleri için buralarda yüzeysel akış oldukça  fazladır. Kireç  taşı, dolomit, jips ve anhidrit gibi eriyebilen kayaçların  bulundukları  saha da  yeraltı  sularının etkisiyle karstik şekiller gelişmektedir.
Kayalar ve Mineraller

Yer kabuğu içerisinde yer  alan elementler bir araya gelerek  mineralleri oluşturmaktadır. Minerallerin katı  halde bir araya gelmesiyle kayaçlar oluşmaktadır.Kayaçlar genellikle iki  ya da daha fazla mineralin  bir araya gelmesinden oluşur.

Örneğin: granit; kuvars, mika ve feldspattan oluşan bir kayaçtır. Bununla  birlikte  yalnız  bir mineralden oluşan kayaçlar da vardır. Kalker sadece kalsiyum karbonat  (CaCO3) mineralinden oluşmaktadır. Yer kabuğundaki kayaçlardan birçoğu milyonlarca yıl  süren bir süreçle oluşmuştur. Ancak volkanik sahalarda püskürerek yeryüzüne çıkan lavlar atmosfer ile temas ederek kısa bir zamanda katılaşıp volkanik kayaçları oluşturur.

TAŞLAR ÜÇ GURUPTA İNCELENİR

KAYAÇLAR
1-Katılaşım (Magmatik) Kayaçları

a. İç Püskürükler
b. Dış Püskürükler

2-Tortul (Sedimenter) Kayaçlar
a. Kimyasal Tortul Kayaçlar
b. Kırıntılı Tortul Kayaçlar
c. Organik Tortul Kayaçlar

3-Başkalaşım (Metamorfik) Kayaçlar

1. KATILAŞIM KAYAÇLARI (Magmatik – Püskürük Kayaçlar)

Katılaşım kayaçlar mantodan gelen yüksek sıcaklıkta, eriyik haldeki magmanın, yerkabuğu içerisinde ya da yeryüzüne çıkarak soğuması ile oluşur. Magma soğurken genellikle çeşitli kristaller meydana getirir. Katılaşım kayaçları oluştuğu yere göre İç Püskürükler ve Dış Püskürükler diye ikiye ayrılır

 a. İç Püskürük Kayaçlar (Plütonik Kayaçlar):

İç püskürük kayaçlar magmanın  yer  kabuğunun derinliklerinde soğumasıyla oluşmaktadır. Granit, diyorit ve  gabro başlıcalarıdır. Granit, bunlar içinde en yaygın olanıdır. 

Yerkabuğu içinde yavaş yavaş soğuyan magma iri kristaller geliştirir. Elinize bir granit aldığınızda kendisini oluşturan kuvars, feldspat ve mikaları  çıplak  gözle ayırt edebilirsini

        
                    GRANİT                                                                      SİYANİT                      
İç püskürükler yer kabuğunun 2  km den daha derinde oluşmaktadır. Bugün üzerindeki kalın örtülerin aşınarak ortadan kalkması  ile iç püskürükler yeryüzünde görülmektedir.Asit bileşimli bir iç püskürük kaya olan granitler üzerinde de ilginç yer şekillerigelişmektedir. Nemli iklim bölgelerinde dirençli bir kaya olan granitler, nemli iklimbölgelerinde ise zayıf bir kayaca dönüşür. Bu kayaçlar içerisinde yer alan feldspatlar su ile temas edince kolayca çözünmeye uğrar. Bu kayalar üzerinde nemli iklimbölgelerinde   tor topografyası  adı  verilen yer şekilleri gelişir. Tor topografyasına İskoçya’nın  kuzeyinde yaygın olarak rastlanılır. Türkiye’de Uludağ üzerinde de tor topografyasına rastlanmaktadır.

b. Dış Püskürük Kayaçlar:
Dış püskürükler, yüzeye kadar ulaşan magmanın yeryüzünde soğuması ile oluşmaktadır. Bazalt,  andezit ve  riyolit başlıca dış  püskürük  kayaçlarıdır. Ayrıca volkan camı (obsidiyen), sünger taşı ve tüfler de yeryüzünde magmanın soğuması ile oluşur. 

Dış püskürük kayaçlar yeryüzünde hızlı bir şekilde soğuduğu için ince kristallidir. Örneğin: bir bazaltı  elinize aldığınızda onu oluşturan kristalleri gözle ayırt etmeniz zordur. Ya da obsidiyen çok hızlı soğuduğu için kristal yapısı geliştiremez ve camsı doku kazanır.
       
            ANDEZİT                                        BAZALT
En yaygın rastlanan örneği bazalttır.Hindistan’daki Dekan Platosu ve Doğu
Anadolu’da ki platolar genellikle bazalt lavları üzerinde oluşmuş platolardır.
Andezit veya riyolit gibi içerisinde  silisyum oranı  yüksek olan  asit magma yapışkan özellikte olduğu için daha eğimli ve yalçın topografyalar oluşturur. Örneğin dik  yamaçlı volkan konileri genellikle asit magmadan oluşur.

Volkanik faaliyetler sırasında çıkan tüfler aşınmaya karşı dirençli değildir. Bu kayaçlar

içerinde volkanik faaliyet sırasında gelip düşen bazalt ya da ignimbirit gibi kayaçlar aşınmaya karşı  dirençlidir.   Bu malzemelerin kalın tabakalar oluşturduğu sahalarda karasular ve sel sularının aşındırması  sonucunda peribacaları  oluşmaktadır.

   
Peribacalarının en gelişmiş örneklerine Türkiye’de İç Anadolu’da Ürgüp, Göreme,
Avanos ve Uçhisar çevresinde yaygın  olarak bulunur. Burada yer alan Erciyes veHasandağı’ndan çıkan kül ve tüfler üzerinde peribacaları oluşmuştur.
PÜSKÜRÜK KAYAÇLARIN ÖZELLİKLERİ
Þ    Yapıları kristallidir.
Þ    Tabakalaşma yoktur.
Þ    İçlerinde fosil bulundurmazlar.
Þ    Kütleler halindedir.
Þ    Asitten etkilenmezler.
Katılaşım Kayaçlarının Kullanımı
Birçok katılaşım kayacı sert, yoğun ve dayanıklı olduğu için tarihi devirlerde insanlar tarafından yaygın  olarak kullanılmıştır. Önceleri volkan camı  parçaları  ok ve mızrak ucu olarak  kullanılmış, daha sonra ise heykel yapımında ve konut yapımında katılaşım kayaçları kullanılmıştır. Bugün de özellikle iç püskürük kayaçları işlendikten sonra zemin kaplaması olarak tercih edilmektedir. Ayrıca sünger taşı hafif olduğu için, perlit ise ısı yalıtımına uygun olduğu için inşaatlarda yaygın olarak kullanılmaktadır.

 
                     Perlit

2. TORTUL KAYALAR (Sedimanter Kayaçlar)
Yeryüzünde bulunan kayaçların tümü  dış  kuvvetler tarafından ayrıştırılarak tahrip  edilmektedir. Erozyon, akarsular ve rüzgârlar yardımıyla parçalanarak ayrışmış olan bu kaya parçalarının taşınmasıdır.
Kaya parçacıklarını taşıyan akarsu ya da rüzgâr gücünün tükendiği yerde bu tortulları
biriktirmeye başlamaktadır. Şayet taşıyıcı güç su ise tortulları ve kaya parçalarını göl ya da denizlere ulaştırmaktadır. Tortular taşınıp biriktirildikten sonra çimentolaşma süreçleri ile tortul kayaçlar meydana gelmektedir.

Tortulanmada kaya parçalarının yanında canlı kabukları, bitki artıkları ve diğer canlı artıktan da birikmektedir. Zamanla bu canlı artıkları  tortul kayalar içindeki fosilleri oluşturmaktadır.
Gevşek olan tortul tabakalar, milyonlarca yıllık dönemde üzerlerine gelen diğer tabakaların ağırlığı  altında kalarak sıkışmaktadır. Üst üste biriken tortullar yeni tabakalar oluşturmakta ve bu tabakalar, alttakileri  sıkıştırarak yoğunluğunu artırmaktadır.
Tortulanma alanlarında yoğunlaşma ile birlikte su içerisinde eriyik halde bulunan mineraller  tortulların arasına sızmaktadır. Çimentolaşma suda çözünmüş olan minerallerin tortulların arasında kristalleşerek onları birbirine bağlaması işlemidir. 
 Tortul kayaçlar, kayacı  oluşturan tortul tipine göre sınıflandırmaktadır.
 Kırıntılı (mekanik), organik ve kimyasal olmak üzere üç büyük grup tortul  kayaç  vardır. Bu tortul kayaç gruplarının her biri farklı süreçlerden geçerek oluşmuştur.
TORTUL KAYAÇLARIN  ÖZELLİKLERİ
Þ    Kristalli bir yapıya sahip değildirler.
Þ    Tabakalıdırlar.
Þ    Fosil bulundururlar.
a. Kırıntılı Tortul Kayaçlar
Dış kuvvetlerin etkisiyle parçalanan diğer  kayaçların oluşan kırıntıların  bir araya
gelerek çimentolaşması  sonucunda kırıntılı tortul kayaçlar oluşmaktadır. Tortullar arasına giren çimento ise kil ya da kalker dir.Kil parçacıklarının taşlaşmasıyla kil taşı, kum taneciklerinin taşlaşmasıyla kumtaşı,çakılların taşlaşması ile de konglomera oluşmaktadır. 

  
            KİL TAŞI                                      KUM TAŞI
b. Organik Tortul Kayaçlar

Organik tortul kayaçlar, bitki ve hayvan kalıntılarının tabakalar halinde birikmesiyle oluşmaktadır. Bunların en bilinen örnekleri taş kömürü, linyit, tebeşir ve mercanlar dır.   Bitki artıkları  bir araya gelerek  kömürleri oluşturmaktadır. Kömürlerden antrasit en eski olanıdır. Paleozoyik sonlarında taş kömürü, Tersiyerde linyit, Kuvaternerde ise turba oluşmuştur.

             
   Kömür                    mercan             tebeşir    

Mercanlar su sıcaklığının 20°C nin üzerinde olan sığ ve berrak denizlerde yaşayan canlıların  iskeletlerinin birikmesiyle oluşmaktadır. Tebeşir ise  mikroskobik deniz  hayvanlarının  kalker kabuk ve iskeletlerinden meydana gelmiş dayanıksız, bir kayaçtır. Gerek kimyasal gerekse mekanik aşınım  sonucu kolaylıkla parçalanır.  Üzerinde karstik yer şekilleri gelişebilir. 
c. Kimyasal Tortul Kayaçlar
Suyun içinde erimiş halde bulunan maddelerin çökelmesiyle oluşmaktadır. Kireç taşı,
göllerde, denizlerde ve  yeraltı  sularında yaygın olarak  bulunan  kirecin  çökelmesiyle
oluşmaktadır. Kimyasal kayaçlar  Kireçtaşı (kalker), traverten, kayatuzu, jips (alçı taşı) ve dolomit örnek verilebilir.

    
          
KALKER                      TRAVERTEN            JİPS(Alçı Taşı)
Kimyasal tortul kayaçlar su ile temasa geçince kolayca çözünmektedir. Bundan dolayı  nemli ve sıcak iklim koşulları  altında kimyasal tortul kayaçların bulunduğu sahalarda lapya, dolin, uvala, obruk ve polye gibi karstik şekiller oluşmaktadır. Karstik şekiller özellikle saf ve kalın kireç taşları  üzerinde daha iyi  gelişme göstermektedir. Jips, anhidrit ve kaya tuzları  üzerinde oluşan karstik şekiller  ise kolayca  tahrip olmaktadır.
Tortul Kayaçların Kullanımı

Kumtaşı  ve kireç taşını  yüzyıllardır  inşaat malzemesi olarak  kullanılmaktadır.Gerçekten de birçok  tarihi yapıda yaygın olarak bu kayaçlara rastlanılmaktadır.Ayrıca kireç taşı ve kil taşı çimento, jips ise alçı yapımı için sanayide kullanılmaktadır. Kömür ise ısınma amaçlı kullanılmaktadır.
3. BAŞKALAŞIM KAYAÇLARI
Yerin derinliklerindeki yüksek sıcaklık ve basınç koşulları altında kayaların değişime  uğramasına         metamorfizma denir. Meta "değişim" morfo "şekil" anlamına gelir. Bir kaya metamorfizmaya uğrayınca görünümü, bileşimi, kristal yapısı ve mineral içeriği değişir. 

Başkalaşım kayaları  tortul ya da volkanik kayaların metamorfizma geçirmesi sonucunda oluşur. Yer kabuğundaki hareketler sonucunda bir kaya  derinlere doğru iner. Burada mantodan gelen sıcaklık ve üzerindeki büyük  basınç  kayaların başkalaşmasına neden olur.
Yüksek sıcaklık  ve basınç altında kalan kayaların mineralleri ince tabakalar  halinde

dizilerek yapraklı bir yapı kazanır. Kırıldıklarında ince katmanlara ayrılır. Şist, gnays

ve arduaz yapraklı bir yapı kazanmıştır. 

Metamorfizma sonucunda kireçtaşı  (kalker) mermere, kil taşı  şiste, granit gnaysa, kumtaşı kuvarsite ve taş kömürü ise elmasa dönüşmektedir. 

  
                    Granit                                          Gnays'a dönüşür.
 
                Kömür                                         Elmas'a dönüşür.

BAŞKALAŞMIŞ KAYAÇLARIN ÖZELLİKLERİ

Þ    Tabakalar halindedir.

Þ    Sert bir yapıya sahiptirler.

Þ    Fosil bulundurmazlar.

 

Başkalaşım Kayaçlarının Kullanımı

Mermer ve arduaz en çok kullanılan iki başkalaşım kayacıdır. Mermer birçok mimar ve heykeltıraşın eserlerinde yaygın  olarak kullanmaktadır. Hindistan'ın  Agra kentindeki sanat şaheserlerinden biri olan Taç Mahal bunlardan biridir. 

Yapraklı bir yapıda olması sebebiyle arduaz zemin, çatı ve kaldırım kaplaması olarak

kullanılmaktadır. Ayrıca gri, siyah, kırmızı ve mor gibi renklere sahip olan arduaz

binalarda dekor malzemesi olarak da kullanılmaktadır.

KAYA DÖNGÜSÜ

Jeolojik zamanlarda milyonlarca yıl içerisinde bu üç sınıf  kayaç birbirlerine

dönüşmektedir.

Kayaç döngüsü de denilen bu olayda mevcut kayaçlar derinlere
doğru inerek eriyip magma haline gelir. Sonra bu magma yerkabuğu içinde veya yeryüzüne çıkıp  soğuyarak katılaşım kayaçlarını oluşturur. Çözülme ve erozyonlayeryüzündeki kayaçlar parçalanıp, taşınıp tabakalar halinde biriktirilerek tortul kayaçları oluşturur.

Yorum (23) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/11/2009 - YER GÖÇMELERİ VE TOPRAK KAYMASI

Kategori: ARSIV

YER GÖÇMELERİ VE KAYMALAR

 

Herhangi bir yamacın, bir kısmının kayarak aşağıya doğru yer değiştirmesine yer göçmesi ya da heyelan denir.

 Eğer, ana kaya üzerinden yalnızca toprak örtüsü kayıyorsa, buna da yer kayması adı verilir.

 


Yer Göçmeleri ve Yer kaymalarını oluşturan etkenler


a. Fazla eğim:
Yer göçmeleri ve kaymalarına etki eden en önemli faktör eğimdir. Düz bir arazide diğer şartlar olsa bile heyelan olayı gerçekleşmez. Vadilerle çok yarılmış dik yamaçlı yerlerde, göçmeler daha çok ve daha sık görülür.


b. Şiddetli yağış:
Yağışlarla yeryüzüne düşen sular, toprak arasına sızar. Bu durum sürtünmeyi azaltır. Bünyesine su alan topraklar kayganlaşır. Göçmelerin ve kaymaların, çoğunlukla sürekli bol yağışların düştüğü ve karların eridiği dönemlerde meydana gelmesinin sebebi budur.


c. Yerçekimi:
Yer kaymaları ve göçmelerini harekete geçiren kuvvet yerçekimidir. Kuvvetli yerçekimi, toprak tabakalarının aşağılara doğru kaymasında etkilidir.


d. Tabakaların durumu:
Tabakaların eğiminin yamaç eğimine paralel olduğu yerlerde heyelan daha kolay olur. Tabakalar eğime dik ise, bu durumda heyelan olma ihtimali azalır. Daha çok toprak kayması görülür.


e. Kayanın ve toprağın cinsi:
Kayalar ve topraklar farklı dirençtedir. Bazıları kolay, bazıları da zor aşınıp koparlar. Bazıları ise, bünyesine suyun hepsini alarak kayma için elverişli bir ortam hazırlar.

                                       

Türkiye’de yer göçmeleri ve kaymalar

Türkiye’de yer göçmeleri ve kaymalar en çok Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Doğu Karadeniz Bölümü’nde görülür. Sürmene, Of, Geyve, Sera, Çatak ve Senirkent heyelanları ülkemizde son elli yılda meydana gelen birçok yer göçmesinin başlıcalarıdır.

 

İklim olaylarına bağlı olarak, kar erimeleri ve yağmur şeklindeki yağışlardan dolayı, en fazla heyelan ilkbaharda, en az heyelan yaz ve sonbahar mevsimlerinde görülmektedir.

Yer göçmeleri yeryüzü şekillerinde değişiklik yapar. Örneğin, Tortum Gölü, eski bir tarihte yer göçmesi sonucu, Tortum Çayı vadisinin tıkanmasıyla oluşmuştur. Trabzon’un batısındaki Sera Gölü de 1950 yılındaki bir yer göçmesi sonucu meydana gelmiştir.

 

Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/11/2009 - İLK ÇAĞ MEDENİYETLERİ(UYGARLIKLARI)

İLKÇAĞ MEDENİYETLERİ 

v     Yazının içadı ile başlayıp Kavimler Göçüne kadar süren zamandır.
v     Bu çağda çok tanrılı dinler hakimdir.
v     Bunun yanında Musevilik ve Hrıstiyanlık bu çağda gelmiştir.
v     Siyası yapı olarak şehir devletleri merkezi krallıklar ve imparatorluklar görülür.
v     Yönetim şekli ise teokratik, demokratik oligarşi, mutlakıyetler görülür.
v     Halk sınıflara ayrılmıştır.
v     Ekonomik ilişkiler gelişmiştir.
v     İpek baharat ve kral yolları etkindir.
v     Pozitif ilimlerde gelişme olmuş yeni icatlar bulunmuştur.
v     Para takvim alfabe bu çağda bulunmuştur.
v     İlk büyük imparatorluklar (Roma Pers İskender) bu çağda kurulmuştur.
v     Toplumsal ilişkiler toplumu etkileyen olaylar yavaş geliştiği için bu çağ uzun sürmüştür.
ÇİN MEDENİYETİ
v     Dünyanın en uzun tarihine sahip bir medeniyettir.
v     Geçmişlerine ait en eski yazılı belgeler Çin medeniyetindedir.
v     Türk, Moğol,Tunguz ve Tibet medeniyetlerinden etkilenmişlerdir.
v     Tek bir kavmin medeniyeti değildir.
v     Dışarıdan gelen kavimler buraya yerleşmiş zaman içinde Çinleşmişlerdir.
v     M.Ö 3. yılın başlarında millileşmişlerdir.
v     Daha sonra 22 sülale Çin de sırasıyla hüküm sürmüştür.
v     Buların arasında 2 de Türk sülalesi vardır.
v     Hunların baskısı sonucu Çin Seddi yapmışlardır.MÖ.214
     

v    
Askeri açıdan Türklerden etkilenmişlerdir.
v     Kendilerine has bir yazı kullanan Çinliler (resim yazısı) M.Ö.105 kağıdı mürekkebi  M.Ö.650 de ağaçtan matbaayı  kullanmışlardır.
v     Ayrıca dönem pusula ,barut, ipek, ipek böcekçiliği Çin porselenini de bulmuşlardır
         

v    
Çin ipek yolunun başlangıcıdır.
      

v    
İpek yolu ve Asya hakimiyeti için Çinliler ile Türkler büyük mücadeleler yapmışlardır.
v     Çin de Gök Tanrı, Budizim, Konfücyüs ,Taoculuk din olarak yaygındır.
v     Tapınak mimarisi gelişmiştir.
v     Halk asiller ve köylüler olarak sınıflara ayrılmıştır. 
HİNT MEDENİYETİ
v     Hint tarihi taş devrine kadar gider.
v     İlk medeniyetleri indus nehri yakınlarında Sind adı altında kurulmuştur. 
v     Verimli toprakları ve ikliminden dolayı sıksık istilalara uğramıştır.
v     Birçok kavim gelip buraya yerleşmiştir.
v     Sıksık istilalardan dolayı ve Hindistan’ın coğrafi yapısından dolayı burada millileşme olmamıştır.
v     MÖ 8yy. Ariler buraya gelerek burada Kast sistemi denilen sınıf sistemini kurmuşlardır
v     Çok sert bir sınıf sistemi olan kast Hindistan da millileşmeyi zaten yok eden sebeplere eklenmiş ve millileşme tamamen ortadan kalkmıştır.
v     Bu sistemde halk;
      

v    
Brahmalar-din adamları
v     Kşatyalar-soylular askerler
v     Vaysiyalar-sanatkarlar tüccarlar orta tabaka
v     Südralar-işciler alt tabaka
v     Paryalar-köleler kast dışı sınıf
v     sınıflara ayrılmıştı.
v     Burada mani ve buda dinleri ağırlıklıdır.
v     Gaznelilerle İslam gelmiştir
v     Kast sistemine darbe vurmuştur.
v     Hindistan da Türk yönetimini başlatmıştır. 
v   Baharat yolu buradan başlar.
                
 
MEZEPOTAMYA MEDENİYETİ
    
v     Kelime manası ikinehir arasI olan Mezopotamya Güney Doğu Toroslardan Basraya kadar olan Fırat Dicle arasındaki topraktır.
v     Yukarı ve aşağı olmak üzere ikiye ayrılır. 
v     MÖ.4 binlerde insanlar buraya yerleşerek bataklıkları kurutmuşlardır.
v     Buranın verimli topraklara sahip olması coğrafi olarak kendisini korumaması buranan sıksık istilalara sahne olmasına neden olmuştur.
v     Taş olmadığı için kerpiçten eserler yapıldı.
v     Bu iki sebepten dolayı günümüze kadar pek fazla eser gelmemiştir.
v     Yunan,Helen,Anadolu ve Mısır medeniyetlerini etkilemiştir.
v     Mezopotamya medeniyetini Sümerler başlatmıştır.
SÜMERLER
    

v    
Mezepotamya’ya MÖ 4000 lerde  Orta Asya’dan gediler.
v     Tapınakları etrafına MÖ 3000 ler  de ilk şehir devletlerini kurdular.
v     Ur,Uruk;Kiş,Lagaş,Umma,Lippur,  Larsa gibi.
v     Bu şehir devletleri asla birlik sağlayamadı birbirleriyle mücadele ettiler.
v     Tüm Sümer ülkesini egemenliği altına alırsa Lugal Kalma denirdi.
v     Ayrıca aksakallılar denilen bir meclis kralın yanında olurdu.
v     MÖ 3000 ler de civi yazısını  buldular.
     
v     Böylece dünya tarih çağlarına Mezopotamya da girdi.
v     Ur sitesi kralı Urukagina rahiplerin somürüsüne karşı tarihde bilinen ilk ihtilali yaptı.
v     Yine aynı kişi bilinen ilk kanunları yaptı.
v     Bu kanunlar dünyanın ilk yazılı kanunlarıdır.
v     Çok tanrılı dine inanmışlar ve önceleri olmasına rağmen Samilerden etkilendiler ve  ahiret inancları kaybettiler.
v     Krallar rahip kraldır.
v     Tapınaklarına Ziggurat adı verilir.
v     Bunlar gözlemevi ve soğuk hava deposu olarak kullanırlardı.
v     Tarihin ilk bilinen destanları Gılgamış.Yaradılış,Tufan destanı bunlara aittir.
v     Bunlardan günümüze Akbabalar sütünü kalmıştır.
v     Akat kralı Sargon tarafından yıkılmışlardır.
v     Ekonomik yaşam tarıma dayalıdır.
v     Dört işlemi 60 tabanlı sayı sistemini,bir saatin 60 dakika  bir dakika 60 saniye bir hafta 7 gün olarak hesaplamışlardır.
v     Ay yılını esas alan takvimi bulmuşlardır.
BABİLLER
    
v     MÖ 2000 lerde Samilerin bir kolu olan Ammurlar tarafından kurulmuşlardır.
v     Tarihleri 1.Babil ve ll.Babil devleti olarak  iki aşamalıdır.
v     Bu medeniyet en parlak dönemini Hammurrabi zamanında yaşadı.
v     Onun döneminde bütün Mezopotamya ele geçirildi.
v     Hammurrabi Sümer kanunlarından  ve sami geleneklerinden yararlanarak kendi kanunlarını yaptı.
v     Sistemli hale getirilen kanunlarda kıssasa kısasa önem verdi.
v     Bu kanunlar daha sonra başta Yunanistan olmak üzere tüm önasyayı etkilemiştir.
v     Sümer kanunları küçük bir bölgeyi idare etmek için yazılmış olup babil kanunları daha geniş bir bölgeyi idara etmek için yazılmıştır.
v     Bu kanunlarda kişi ve toplum kanunları ayrılmıştır.
v     Hammurrabi iktidarını yasalara ve orduya dayandırdı.
v     Böylece tarihin ilk mutlak krallığını oluşturdu.
v     Tanrı kral yerine adaletin veya iyilik sever kral anlayışını  benimseyerek dünyevi anlayışa önem verdi.
v     l.Babil devletini Hititler yıktı.
v     Daha sonra ll.Babil devleti kuruldu.
v     Yahudilerle mücadele etti.onların elinden  Küdüsü aldı ve onları Babsile sürgüne gönderdi.
v     ll.Babil devleti Suriye için Mısırla savaştın.
v     Babil Kulesi ve Babil Asma Bahçeleri bunların eserleridir.
       
v     Burçları güneş saatini  ay ve güneş tutulmalarını hesaplamışlardır.
ASURLAR 
 
v    
Sami ve Subariler tarafından MÖ 200-612 yılları arasında yukarı Mezopotamya da kurulmuşlardır.
v     Kurucuları Sargondur.
v     Başkentleri Kral Yolunun bittiği Ninova’dır.
v     Assurbanipal zamanındaSuriye;Filistin,Mısır,İran,Kıbrıs,Anadolunun  
v     Ticaretle uğraştılar.Anadoluda Kültepeyi (Kaniş)    ticaretkolonisi olarak  kullandılar . Bu sayede Mezepatamya  medeniyetini yaydılar.
v     Yazıyıda Anadoluya (Hititlere) böyle (Ticaret sayesinde) getirdiler
v     Hammurrabiden daha sert kanunlar yaptılar.
v     Süvari birlikleri kurdulular.
v     Arşivciliği ve kütüphaneciliği başlattılar.
 MISIR MEDENİYETİ   
 

v     Bu medeniyet Nil Nehrinin etrafında doğmuştur.
v     Mısırın coğrafi konumundan dolayı pek istilalara uğramamıştır.
v     Bu da Mısır’daki devletlerin uzun ömürlü olmasını sağlamıştır.
v     Dış medeniyetlerden pek etkilenmemiş ama etkilemiştir.
v     Mısır medeniyetini Samiler ve hamiler tarafından kurulmuşlardır.
v     Mısırdaki yöneticilere Firavun denir ve tanrı krallardır.
v     Şehirlere nom veye nomus denilmiştir.
v     Daha sonra Perslerin istilasına uğradılar.
v     MÖ 333 İskender Mısırı işgal etti ve buradaki devleti yıktı.
v     Mısırlılar 1286 da Hititlerle kadeş savaşını Suriye için savaştılar ve 1280 de Kadeş antlaşmasını imzaladılar.
v     Bu antlaşma tarihde bilinen ilk antlaşmadır.
v     Resim Edebiyat,Bilimsel gelişmeler,mimari kaynağını dinden almıştır.
v     Mumyacılık,eczacılık,tıp,anıt mezar gelişmiştir.
v     Hiyoroğlif yazı ve papirus denilen kağıt kullanılmıştır.
v     Fenike alfabelsine öncülük etmişlerdir.
v    
Nil’in hareketlerinden dolayı geometri  vergi hesaplarından dolayı matematik gelişmiştir.
v    
Pi sayısını kullanmışlardır.
v    
Güneş yılı takvimini bulmuşlardır.
v     Halk sınıflara ayrılmıştır.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/11/2009 - TARİHİN BAŞLANGICI VE TARİH ÇAĞLARI

TARİHİN BAŞLANGICI VE ÇAĞLAR.

 
Tarih çağları yazının icadı ile başlar(M.Ö.3500-Sümerler)

Yazıdan önceki döneme tarih öncesi çağlar denir.

         TARİH ÖNCESİ ÇAĞLAR                             TARİH ÇAĞLARI

 

TAŞ

 

ÇAĞI

 

 

 

   MA

 

DEN

 

ÇAĞI

 

İLKÇAĞ

 

ORTAÇAĞ

 

YENİÇAĞ

 

YAKINÇAĞ

(Eski)

KABA

   (Orta)

YONTMA

 (Yeni)

CİLALI

 

BAKIR

 

TUNÇ

 

DEMİR

3500- Ms. 375

 

476-1453

1453-1789

1789- …

                                                                           YAZININ İCADI 3500

v      Çağların isimlendirilmesi o gün ki insanlar tarafından değil, daha sonra gelenler tarafından yapılmıştır.
v      Tarih çağlarının değişmesinde ölçü evrensel nitelikli olaylardır
v      Tarih öncesi çağların değişmesinde ölçü yaşayış tarzı, kullanılan araç gereçtir.
v      Bir topluma dokunulmadığı zaman çağları sırasıyla yaşamıştır.
v      Bir toplum başka bir toplumdan etkilenerek çağ atlaya bilir.
v      Bu devirler dünyanın her yerinde aynı anda yaşanmamıştır.

TARİH ÖNCESİ ÇAĞLAR

TAŞ ÇAĞI

 
v      Bu dönem karanlık dönemdir.
v      Dönemi aydınlatan kaynaklar mağara resimleri, araç gereçlerdir.
v      Dönem insanları avcılık ve toplayıcılık yaparak hayatta kalmıştır.
v      Arkeoloji bilimi dönem için çok geçerlidir.

KABA TAŞ (ESKİ-PALEOLOTİK )ÇAĞ:

v      İnsanlığın en uzun dönemidir.
v      Dünya buzullarla kaplıdır.
v      İnsanlar küçük gruplar şeklinde yaşamışlardır.
v      Bu dönemde araç gereç yapılmamıştır.
v      Yontma taş ile aynı özellikleri gösterir.

YONTMA TAŞ (ORTA-MEZOLİTİK) ÇAĞI:

 

v      Taştan kemikten avlanmak için araçlar yapılmıştır.
v      Dünya buzullarla kaplıdır.
v      İnsanlar mağara ve ağaç kovuklarında yaşamakta olup avcılık ve toplayıcılık yapmışladır.
v      Dönemin sonlarına doğru buzullar erimeye başladı.
v      İnsan bu dönemin sonunda ateşten yararlanmaya başladı.(Isınma,aydınlanma,pişirme,korunma)
v      Mağaraların duvarlarına resimler çizmişlerdir.
v      Tüketici bir toplum yapısı vardır.

CİLALI TAŞ (YENİ-NEOLİTİK) ÇAĞI:

 

v      Bu çağda buzullar erimiştir.
v      İklimler yumuşamış ve insanlar mağaralardan dışarı çıkmışlardır.
v      Tarım hayatı başlamış yerleşik hayata geçilmiştir.
v      Hayvanlar evcilleştirilmiş.
v      Tüketicilikten üretici hayata geçilmiştir.
v      Seramik sanatı doğmuş(Kap,kacak)
v      Toplumda iş bölümü başlamış.
v      Özel mülkiyet doğmuş.
v      Elbise kavramı doğmuş.
v      Aile ve klan (sülale ) doğmuş.
v      Takas usulü ticaret başladı.
v      İnsan oğlunun en büyük gelişmeyi sağladığı bu çağdır.

 MADEN ÇAĞI:

İnsanlar bu çağda madeni kullanmaya başladı.

BAKIR-TAŞ (KALKOLİTİK)ÇAĞ

Bu çağ taş çağı ile maden çağı arasında bir geçiş sürecidir.

 
BAKIR ÇAĞI
İnsanları bakır altın ve gümüşten aletler yaptığı çağdır.

 

TUNÇ ÇAĞI
Bu dönemde devletler doğmaya başladı.

 

DEMİR ÇAĞI

Demir işlenmeye başlandı

 

MADEN ÇAĞININ GENEL ÖZELLİKLERİ

v     
Avcılık ve toplayıcılık önemini yitirmiştir.
v      Ticaret gelişmiştir.
v      Köyler büyüyerek şehirler kurulmuştur.
v      El sanatları gelişmiştir.
v      Tarım hayvancılık gelişmiştir.
v      İlk devletler kurulmuştur
v      Devletler arası egemenlik savaşları yapılmıştır.
v      Çömlekçi çarkı saban tekerlek dokuma tezgahı bulunmuştur.

ASIR KAVRAMI - TAKVİM                                                      

Tarihçiler, tarihin daha iyi öğrenilebilmesi için yüzer yıllık dilimlere ayırmışlar, aynı zamanda asır da denir.

Takvim: zamanı yıllara,aylara,haftalara bölme yöntemidir.Takvim insanların zamanı daha iyi değerlendirme ve bilme ihtiyacından doğmuştur.
Takvimler ay ve güneş yılına göre hazırlanır.
İlk Güneş yılı takvimi: Mısır



İlk Ay yılı takvimi     :
Sümer


Her toplum kendi hayatında en çok etkili olan olayları hazırladıkları takvime başlangıç olarak almıştır.Hristiyanlar Hz.İsa’nın doğumunu,Müslümanlar Hz. Muhammed’in Hicretini,Yunanlılar ilk olimpiyat oyunlarını gibi.

TÜRKLERİN KULLANDIĞI TAKVİMLER                              
On iki hayvanlı takvim



Hicri
Celali
Rumi
Miladi


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/11/2009 - TARİH BİLİMİ,TARİH BİLİMİNİN ÖZELLİKLERİ

TARİH BİLİMİ

 

TARİH'İN TANIMI

 

Tarih, geçmişteki insan topluluklarının yaşayışlarını, kültür ve medeniyetlerini, birbirleriyle olan ilişkilerini, yer ve zaman göstererek, sebep sonuç ilişkileri içerisinde belgelere dayalı, objektif olarak. İnceleyen bir bilim dalıdır   

 

TARİHİN ÖZELLİKLERİ                                                          

 

v      Tarihi olayın tekrarlanması mümkün değildir.                            

v      Tarih de gözlem ve deney olmaz.                                                                     

v      Tarihi bir olay belli bir yerde ve zamanda meydana gelir.                                             

v      Tarihi olayın incelene bilmesi için belgeye ihtiyaç vardır.                                              

v      Konusu insan topluluklarının her türlü faaliyetidir.                                             

v      Bir olayın sonuçları diğerinin sebepleridir.                                                         

v      Günümüz olaylarının aydınlatılmasına ışık tutar.                                    

v      Yer ve zaman öğesi belli olmayan olayların tarihsel değeri yoktur.                  

v      Tarihi olaylar kesin olmayıp her an değişebilir                                                                                                                                                                   

TARİHİN YÖNTEMİ                                                                 

Bir tarihi olayın incelenmesinde en önemli unsur belgedir.             

Belgeler yazılı ,yazısız ve sözlü olmak üzere üçe ayrılır.                 

Ayrıca belgeler birinci ,ikinci elden belgeler diye de sınıflandırılır.

           

Bir tarihi araştırma yapılırken şu yol izlenmelidir                                             

v      Kaynak arama                                                                

v      Tasnif (Sınıflandırma)                                                                

v      Tahlil (Ne ifade ettiği)                                                                 

v      Tenkit (Doğruluk derecesi)                                                                    

v      Terkip (Sentez -bir araya getirme)

 

Bunları yaparken:    

v      Objektif olmalı                                                                

v      Olayın üzerinden belli bir zaman geçmeli                                                         

v      Olayın geçtiği yerde araştırma yapmalı                                                 

v      Sebep-Sonuç ilişkisi kurmalı                                                                 

v      Bütün belgeler değerlendirilmeli                                                            

v      Yer ve zaman belirtilmeli                                                           

v      Günümüz değer yargılarıyla yargılamamalı

 

TARİHİN TASNİFİ (SINIFLANDIRILMASI)                                           

 

v      Tarihin tasnifinden kasıt onu daha iyi araştırmak ,anlatmak ve anlamak içindir.

                       

Tarih üç ana başlıkta sınıflandırılır.                                                        

v      Zamana göre        ( Ortaçağ Tarihi,13.yy. vs.)               

v      Konuya göre         ( Sanat Tarihi, Dinler Tarihi vs.)

v      Mekana göre ( Türkiye Tarihi, Avrupa tarihi vs.)

 

TARİHİN ÇEŞİTLERİ                                                                          

 

Genel Tarih: Topluluklarının geçirdiği aşamaları bütünlük içinde inceler.

Özel Tarih: Bir ulusun, devletin tarihini inceler.                   

Siyasi Tarih: Savaşları barışları antlaşmaları, ittifakları inceler        

Sanat Tarihi: Bu alandaki ürünleri inceler.               

Bilim Tarihi: Bu alandaki ürünleri inceler.                             

Uygarlık Tarihi: Toplumların ortaya koyduğu kültürleri uygarlıkları inceler.                                                                                                            

 

TARİHİN GEÇİRDİĞİ AŞAMALAR

 

1-HİKAYECİ (RİVAYETCİ )

 

v      Tarih:Kurucusu Heretod’dur.

v      Belgelere dayanmaz.Sebep-Sonuç ilişkisi yoktur.   

v      Efsane şeklindedir.Homeros,İlyada ve Odessa destanları buna örnektir.

 

2-PRAGMATİK(ÖĞRETİCİ)TARİH: 

 

v      Toplumun karakterini ve ahlak yapısını geliştirmek için, olaylardan ve kişilerden dikkat çekici bir şekilde

       söz edilir.

v      Tarih tekerrürdür fikrini savunur.

 

3-BİLİMSEL(NEDEN-NASILCI) TARİH:

 

v      Tarih bilincini ortaya çıkaran olayları sorgulayarak açıklayan tarzdır. Belgelere dayanır, sebep ve sonuçlar üzerinde durulur.

 

4-SOSYAL TARİH:

 

Toplumsal içerikli olayları,toplumun değerleri ve topluma etkileri açısından değerlendirir.

 

TARİHE YARDIMCI OLAN İLİMLER:

 

Bütün ilimler gibi tarihte işini yaparken diğer ilimlerden yararlanmak zorundadır.

 

Bunlar;

 

1.      Coğrafya   -Olayların meydana geldiği yeri ve yerin tarihi olay üzerindeki etkilerini araştırarak tarihe yardımcı olur.      

2.      Arkeoloji   -Kazı bilimidir. Toprak ve su altında kalmış olan tarihi eserleri ortaya çıkarıp inceleyerek tarihe yardımcı olur.Özellikle yazının olmadığı tarih öncesi devirlerin aydınlatılmasında önemli rol oynar.

3.      Kronoloji  -Takvim bilimidir. Tarihi olayların zamanını belirler ve olayları oluş sırasına göre sıralayarak yardımcı olur.

4.      Filoloji - Dil bilimidir. Milletlerin dillerini inceleyerek yardımcı olur.         

5.      Epigrafi - Kitabeler bilimidir. Kitabeleri ve üzerindeki yazıları inceler.   

6.      Sigilografi (mühür

7.      Etnoğrafya (Kültür ) - Toplumların örf,adet ve geleneklerini inceler.

8.      Heraldik (Arma )   - Armaları inceler.       

9.      Etnoloji (Kültürler arası iletişim(

10.  Antropoloji – Irk bilimidir.İskeletleri,kemik ve kafa tası yapılarını inceler.

11.  Diplomatik – Devletler arası ilişkileri,antlaşmaları,fermanları inceleyerek yardımcı olur.

12.  Paleografya – Eski yazı bilimidir. Eski yazıları inceleyerek tarihe yardımcı olur.

13.  Sosyoloji - Toplumları ve toplumların tarihi olay üzerine etkilerini araştırır.

14.  Nümüzmatik(Meskukat) – eski paraları inceleyerek tarihe yardımcı olur.

15.  Ekonomi

16.  Kimya – Karbon -14  deneyi ile tarihi buluntuların yaşını ölçer.

 

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/11/2009 - ÖSS HAZIRLIK NOTLARI

ÖSS COĞRAFYA DERS NOTLARI

LİSE 1 COĞRAFYA

Doğa ve İnsan

Harita Bilgisi

Coğrafi Konum

İzohipsler

Dünyanın Şekli ve Hareketleri

Mevsimler

Atmosfer

Sıcaklık

Basınç ve Rüzgarlar

Nemlilik ve Yağış

İklim Tipleri

Yerin Yapısı

İç Kuvvetler

 Dış Kuvvetler


LİSE 2 COĞRAFYA

Topoğrafya ve Kayaçlar

Yer Kabuğunun Zayıf Kuşakları

Su Kaynakları

  

LİSE 3 COĞRAFYA  

Biyolojik Çeşitlilik 

Ekosistemlerin İşleyişi 

Madde Döngüleri

 
ÖSS GENEL COĞRAFYA KONULARI
 

Coğrafi Konum

Harita Bilgisi

Dünya'nın Şekli ve Hareketleri

İklim Bilgisi

Türkiye İklimi

İç Kuvvetler

Dış Kuvvetler

 

KAYNAK SİTE: www.e-cografya.com  Emek dolu çalışmaları için değerli hocamız MEHMET ZOR’a teşekkür ediyoruz.Kesinlikle incelenmesi gereken bir coğrafya sitesi tavsiye ediyoruz…

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/11/2009 - ÇİNDE TÜRK PİRAMİTLERİ

ORTA ASYA'DA TÜRK PIRAMITLERI
 
image00130.jpg
 
Çin'de saklanan Türk Piramitleri

Uygur bölgesinde bulunan, Mısır piramitlerinden yüzyıllarca önce yapılan ve Mısır piramitlerinden daha yüksek/büyük olan piramitleri yapan Türklerdir. Çin hükümeti buraya girişi tamamı ile yasaklamıştır. Çünkü bu piramitlerin içinde proto-Türk yazılar mevcut. Arkeologların dahi girişine kati surette izin verilmiyor. Çünkü dünya tarihinin tekrar yazılması gerekebilir.
Bugün Çin sınırları içerisinde yer alan, Xian şehrine 100 km uzaklıkta qin ling shan dağlarında Ön-Türk uygarlıklarından birisi tarafından inşa edilmiş, etrafında irili ufaklı 100 adet piramitle beraber, 300 metre yüksekliğinde bir piramit bulunmaktadır;

 
BEYAZ PİRAMİT

Beyaz Piramit'in ikinci dünya savaşı sırasında Çin'e yardım malzemesi götüren bir C-54 uçağından çekilen fotoğrafı 1957 yılında ilk kez life dergisinde yayınlanmıştır.
Bu piramitleri araştırmak üzere 1994 yılında şensi bölgesinde bir araştırma gezisi yapan alman bilim adamı hartwig hausdof kendi koleksiyonundan birkaç resmin halka açılmasına izin vermiştir. hausdorf'a göre piramitlerin yapım tarihi en az M.Ö. 2500'ler civarındadır.
Bölge Çin tarafından yasak bölge ilan edilmiş olduğundan dolayı piramitler içerisinde bulunan mısır medeniyetinden çok ileri bir teknikle mumyalanmış olan cesetler ve Ön-Türkçe yazıtlar üzerinde araştırma yapılamamaktadır.

Piramitlerin ebat, orijinal şekil ve büyüklükleri ,dikkat çekmemesi açısından Çin hükümeti tarafından maksatlı olarak tahrip ve kamufle edilmiştir.Piramitlerin üst tarafları kesilmiş ve üstleri toprakla doldurulup, kamuflaj amacıyla ağaçlandırılmıştır .
Tüm İnsanlık tarihini değiştirerek;

 
MEDENİYETİN ASIL YARATICISININ TÜRKLER OLDUĞU SONUCUNU DOĞURAN, bu olağanüstü keşif batılı bilim adamları(!) tarafından ısrarla görmezlikten gelinmekte ve insanlığın bilgisinden daha uzun süre saklanması mümkün olmayan bu piramitleri başka bir uygarlığa mal etmeyi amaçlayan maksatlı çalışmalar yapılmaktadır… 
 
 
image00217.jpg

image0037.jpg

image0055.jpg 

image0064.jpg


image0073.jpg

image0092.jpg

image0111.jpg
 
Avrupa'da ve dünyanın başka bölgelerinde yılardır okunamayan yazılar okunuyor ve Türkçe oldukları anlaşılıyor. Bizlere de düşen çok şey var. Her şeyi yabancılardan beklememek. İmkan ölçüsünde kendi geçmişimizi araştırmak, kendimizi aramak. Çünkü geçmişini bilmeyen bir toplumun geleceği de olmaz.


Alıntıdır...
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/10/2009 - 10.SINIF SAYFA 18-19-20 ETKİNLİK ÇALIŞMALARI


10.SINIF SAYFA 18-19 -20 ETKİNLİK ÇALIŞMALARI

Sayfa 18:

Aşağıdaki haritada levha sınırları haritası verilmiştir.Bu haritada ters yöne giden oklar uzaklaşan aynı yöne giden oklar yaklaşan levhaları göstermektedir.

 

Haritanın büyük hali için üzerine tıklayınız...

Buradan hareketle örneklendirmek gerekirse Avrasya ve Hindistan levhası yaklaşmakta Kuzey Amerika  Levhası ile Avrasya Levhası birbirinden uzaklaşmaktadır.Diğer örnekleride kendiniz yazınız.

Sayfa 19 ÇBS  uygulaması:

Levha sınırları,üzerine deprem kuşakları ve volkan kuşakları haritaları çizilmesi sonucu oluşan haritanın yorumlanması. 

   

                   Levha                                    deprem                               volkan haritaları

Bu haritanın incelenmesinden çıkan sonuçlar;

Gerek deprem hatları, gerekse volkanik alanların ikisinin de levha sınırlarında yoğunlaştığı görülmektedir. Özellikle deprem alanları ile levha sınırları aynen birbiri üzerine oturmaktadır. Volkanik alanlarda genel olarak aynı dağılışa uygun düşmekte, genel olarak ta kavuşan veya ayrılan levhaların sınırlarını takip etmektedir.

Not:
Dünya üzerindeki volkanik alanlarla; deprem bölgeleri, fay hatları, genç kıvrım dağları ve sıcak su kaynakları arasında bir paralellik vardır. Bu alanların çoğu Kıta veya levha sınırlarında yer alır. Genç sıradağlar, Volkanlar, volkanik ada yayları, Okyanus ortası sırtları, Büyük trans form faylar, grabenler, sıcak su kaynakları, deprem zonlarının hemen hepsi bu hatlardadır. Sebebi bu alanlarda yer kabuğunun hareket halinde olmasıdır.

Tektonik depremler özellikle son jeolojik devirlerde oluşmuş arazilerde daha çok görülür. Çünkü bu gibi alanlarda yer katmanları henüz tam yerine oturmamıştır ve kırıklarla parçalanmıştır.

Sayfa 20:

Bazı kaynak suları neden sıcaktır.

Sıcak su kaynakları:  Bu sular gerek yeryüzünden yeraltına doğru derinlere doğru sızarak inen gerekse de magmadan hâsıl olan (jüvenil) sulardır.

Oluşumları: yer kabuğunun faylarla parçalandığı yerlerde yüzeye yakın sıcak alanlar bulunur. ( Magma Sokulumları)  Yüzey suları faylar aracılığı ile sıcak alanlara kadar inerek burada magmanın etkisiyle ısınır ve yine fayları takip ederek yüzeye ulaşması sonucu sıcak su kaynakları oluşur. Gayzerler  ve kaplıcalar örnek verilebilir.

   
Not: Gayzerlerin en iyi örnekleri İzlanda ve Yeni Zelanda’da Volkanizma sonrası faaliyet olarak gözlenmektedir.  

Çevrenizde sıcak su kaynakları var mı .Varsa bu kaynaklardan nasıl yararlanıyorsunuz.



                                      Sıcak su kaynaklarının dağılım haritası

Bu soruyu yaşadığınız bölgeye göre yorumlayabilirsiniz.İç Anadolu Bölgesi için bu tür kaynaklar mevcuttur.Kozaklı,Ayaş,Sarıkaya  kaplıcaları örnek verilebilir.Bunlardan turizm,hastalıkların tedavisi,sıcak su ihtiyacı gibi alanlarda faydalanılır.

Yer altı sularının ısınmasında güneş enerjisi etkilimidir? Nedenini açıklayınız.

Güneşin etkisi yer altı suları için geçerli değildir.Çünkü güneş ışınlarının toprağın sadece üst bölümlerine etkisi olabilir bu suların ısınmasında temel etken mağma dır.

Ders dışı etkinlik :

Sıcak su kaynaklarının kullanım alanları nelerdir
 
·         Seraların ısıtılması ile turfanda sebzecilik, meyvecilik, çiçekçilik yapılmakta ve dünyadaki jeotermal doğrudan kullanım değerinin önemli bir bölümü sera ısıtma amaçlı kullanılmaktadır. Macaristan, İtalya, Türkiye, ABD, Japonya, Meksika, Doğu Avrupa Ülkeleri, Yeni Zelanda ve İzlanda'da 30 °C' den fazla sıcaklıktaki akışkan kullanılarak seraların ısıtılması.
·         Tropikal bitki (Japonya) ve balık (Japonya'da timsah yetiştiriciliği dahil) yetiştirilmesi (Filipinler, Çin, İzlanda).
·         Tavuk ve hayvan çiftliklerinin ısıtılması ( Japonya, ABD, Yeni Zelanda, Macaristan, B.D.T )
·         İzlanda ve Yeni Sibirya Adası'nda Uygulanan Cadde ısıtmasına bir örnek.Toprak, cadde, havaalanı pistlerinin (Sibirya, İzlanda) vb. Isıtılması
·         Yüzme havuzu, termal tedavi ve diğer turistik tesislerdeki (İtalya, Japonya, ABD, İzlanda, Türkiye, Çin, Endonezya, Yeni Zelanda, Arjantin, Doğu Avrupa Ülkeleri, B.D.T) kullanım.
·         Endüstriyel Uygulamalar :Jeotermal akışkanın endüstriyel uygulamaları çerçevesinde;
·         Yiyeceklerin kurutulmasında (balık, yosun vb.) ve sterilize edilmesinde, konservecilikte (Japonya, ABD, İzlanda, Filipinler, Yeni Zelanda, Tayland),
·         Kerestecilikte ve ağaç kaplama sanayiinde (Yeni Zelanda, Meksika, B.D.T),
·         Kağıt (Yeni Zelanda, İzlanda, Japonya, Çin, B.D.T), dokuma ve boyamacılıkta (Yeni Zelanda, İzlanda, Çin ve B.D.T),
·         Derilerin kurutulması ve işlenmesinde (Japonya vb.),
·         Bira ve benzeri endüstrilerde mayalama ve damıtma (Japonya),
·         Soğutma tesislerinde (İtalya, Meksika) ve
·         Beton blok kurutulmasında (Meksika) yaygın kullanım söz konusudur.
 

 

    Buradan kısa kısa yazabilirsiniz.

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/9/2009 - 10.SINIF SAYFA 10 PERFORMANS ÖDEVİ


10.SINIF SAYFA 10 PERFORMANS ÖDEVİ

Güver Kanyon’u: Antalya’nın kuzeyinde Düzlercam Parkı yakınındaki Güver Uçurumu Kanyonu, 2 kilometre uzunluğa, 30 metre genişliğe ve 115 metre derinliğe sahip. Suyun kayaları aşındırmasıyla meydana gelmiş.


Antalya merkezinden 20 kilometre uzaklıkta. Konaklama için bir tesis bulunmuyor ancak, Düzlerçamı Piknik Alanı’nda günübirlik konaklama yapılabiliyor. Akdeniz bitki örtüsü maki, ardıç, meşe, pırnal meşesi, sakız, keçiboynuzu ve funda gibi ağaç ve çalı toplulukları var. Parkta, Geyik Dağı keçisi, tilki, kurt, üveyik, kartal ve doğan kuşları da bulunuyor. Doğa yürüyüşleri yapılabiliyor.

DÜNYANIN EN İYİ KANYONLARI

Grand Canyon ,

Bilgi için TIKLAYINIZ

Antelope Canyon ,



Bilgi için TIKLAYINIZ

Bryce Canyon

TÜRKİYENİN EN İYİ 10 KANYONU

VALLA KANYONU

Yabani hayvanlara ev sahipliği yapıyor .
Kastamonu’nun Pınarbaşı İlçesi Muratbaşı Köyü sınırları içinde. Devrekani Çayı ile Kanlıçay’ın birleştiği bölgeden başlayıp, Cide İlçesi istikametinde 12 kilometre uzunluğunda devam ediyor.


Girişi son derece zor olan kanyonun, yan duvar kayalarının yüksekliği yer yer 800-1200 metreye ulaşıyor. Devrekani Çayı ve Kanlıçay’ın kesiştiği noktadan rahatlıkla seyredilebilen kanyon suyun kayaları aşındırmasından oluşmuş. Milli Park içinde olan kanyon turizme açık. Ankara’dan 270 kilometre, İstanbul’dan ise 450 kilometre uzaklıkta. İçerisinde tesis yok. Doğal özellikleri ve şelaleleri doyumsuz güzellikte. Sarp kayalıklarında kartal, akbaba, atmaca, doğan gibi tüm yabani hayvanları barındırıyor. Doğal tuzaklar ve tehlikelerle dolu kanyonun teçhizatsız ve rehbersiz geçilmesi mümkün değil.

KÖPRÜLÜ KANYON

Önemli bir rafting merkezi .Antalya kent merkezinden 85 kilometre uzaklıkta. Manavgat’ın 63 kilometre kuzeydoğusundaki Taşağıl Beldesi Selge Antik Kenti’nin hemen yanında yer alan Köprülü Kanyon, 14 kilometre uzunluğunda.


Derinliği bazen 300 metreye ulaşıyor. Su kaynağının dere yatağını aşındırmasıyla oluşan kanyona sadece özel araçlarla ulaşılabiliyor. Köprülü Kanyon’da küçük bir dinlenme tesisi ve konaklama için 40 kişilik bir pansiyon var. İçinde sadece Akdeniz’e has olan Akdeniz servisi bulunuyor. Zakkum, yabani gül, ılgın, böğürtlen gibi bitkiler yetişiyor. Ayrıca tilki, kurt, yaban keçisi, kunduz, keklik, turaç, yabani güvercin, çulluk, üveyik, porsuk, kartal ve doğan da görülebiliyor. Önemli rafting ve trekking merkezi.

KARACEHENNEM BOĞAZI

Turizme açık ama tesis yok .Kastamonu’nun Küre İlçesi’ne bağlı Belören Köyü’nde bulunan 500 metre yüksekliğindeki Karacehennem Vadisi iki parçadan oluşuyor. Birincisi 2 kilometre uzunluğunda Ersizlerdere Kanyonu, ikincisi ise 3 kilometre uzunluğundaki Karacehennem Boğazı.


Küre İlçesi’nden 8 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Binlerce yıllık tarihe sahip Karacehennem Boğazı suyun kayaları aşındırmasıyla oluşmuş. Turizme açık ancak içinde tesis yok. Ana yolda 500 metre mesafede yerli ve yabancı turistlerin konaklayacağı kafe bulunuyor. Ankara’ya 300, İstanbul’a ise 550 kilometre uzaklıkta. Yeşil, tepelik ve dağlarla kaplı bir doğa harikası. Bölgede yaban domuzu, ayı ve tavşan gibi yabani hayvanlar yaşıyor. Teçhizatı olan herkes doğa sporu yapabiliyor.

EŞEN ÇAYI KANYONU

Çamur banyosu yapabilirsiniz .Antalya Akdağlar’ın kuzeyinde, Kızılcadağ’dan doğan Eşen Çayı, kollarıyla ile Saklıkent Kanyonu ile Eşen deltasını oluşturarak Akdeniz’e dökülüyor. 125 kilometre uzunluğundaki çayın 80 kilometresi Muğla sınırları içinde.


Eşen Çayı yaz aylarında özellikle kano turuna katılmak isteyenlerin akınına uğruyor. Yapılan turlar, 15 kilometrelik bir mesafe kano ile geçilerek Patara kumsalında son buluyor. Güzergahın bir bölümünde çamur banyosu molası veriliyor. Kokusuz çamur havuzlarına balıklama atlayıp baştan aşağı çamura bulananlar fotoğraf çektirmeyi ihmal etmiyor. Çamurdan kurtulmak için tek yol Eşen Çayı’nın buz gibi sularına kendinizi bırakmak. Nehrin etrafında okaliptus ağaçları yükseliyor.

SAKLIKENT

En çok turist çeken yerlerden biri ,Fethiye’ye bağlı Kayaköy sınırları içerisindeki Saklıkent Kanyonu, 18 kilometre uzunluğunda ve 300 metre derinliğinde. Türkiye’nin en çok turist çeken kanyonları arasında. Her yıl ortalama 200- 250 bin kişi ziyaret ediyor.

 Roma Dönemi’ne ait 16 mağaranın bulunduğu kanyon, suların aşındırmasıyla oluşmuş. 2- 3 bin yıl önce sığınak olarak kullanılmış. Dik vadi yamaçlarına sahip Saklıkent Kanyonu Milli Park alanında kızılçam, karaçam ve sedir çoğunlukta. Ayrıca Aktez Yaylası’nın güneydoğusu, soğanlı bitkilerin endemik olarak yetiştikleri saha olarak biliniyor. Konaklama için ağaç evler, moteller ve restoranlar var. Rafting sporu yapılıyor.

IHLARA VADİSİ

İçinde 105 tane kaya kilisesi var .Aksaray il sınırlarında bulunan Ihlara Vadisi 14 kilometre uzunluğunda. Yer yer 150 ile 200 metre arasında değişen vadileri var. Aksaray merkezden dolmuşa binerek gidilebiliyor.

Hasan Dağı’na yakın olan Ihlara Vadisi’nde geçmiş zamanda yaşanan volkanik püskürmeyle oluşan volkanik tabakaların ve buradan çıkan bazalt ve andezit yoğunluklu lavların soğumasıyla ortaya çıktığı varsayılıyor. Vadi Ihlara Kasabası’dan başlayıp, Selime Kasabası’nda son buluyor. Vadi boyunca kayalara oyulmuş sayısız barınaklar, mezarlar ve kiliseler var. Bazı barınaklar ve kiliseler ise yeraltı şehirlerinde olduğu gibi birbirlerine tünellerle bağlanıyor. Vadi içerisinde bulunan 105 kiliseden bazıları ziyaretçilere açık.

LAMAS KANYONU

Cennetten bir köşe .Mersin’in Erdemli İlçesi?ndeki Lamas Kanyonu, yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı. Toroslar’dan doğan Limonlu Deresi’nin kıvrımlar yaparak denize kavuşurken oluşturduğu 114 kilometrelik Lamas Kanyonu, zaman zaman 200 metre yüksekliğe ulaşan iki taraflı dik duvarlara sahip.


Patika bir yol kanyon boyunca uzanırken, ziyaretçiler çayda yüzme imkanı buluyor. Tarihi mekanlar ve meyve bahçeleri trekkingçiler ve kampçılar için vazgeçilmez yerlerin başında geliyor. Lamas Kanyonu’nun Limonlu beldesi yakınlarında Kayacı Vadisi ise cenetten bir köşe. Vadiye günübirlik turlar düzenleniyor. Çaya paralel piknik alanında, Lamas Nehri üzerinde oturma yerleri bulunuyor.

GÖKSU KANYONU

Su sporları için elverişli .Orta Toroslar’dan doğan Göksu Nehri, rafting ve kano sporu tutkunlarının uğrak yeri. Ermenek Çayı ve Pirinçsuyu’ndan oluşan iki kol, Mut İlçesi?nin Suçatı Köyü’nde birleşip, Göksu adını alıyor.


Nehir 260 kilometre uzunluğunda. Akarsu sporları için elverişli, geniş bir yatağa sahip. Nehir, Mut?u geçtikten sonra derin ve sert yamaçları olan bir kanyona girerken, nehirle kanyon duvarlarının yüksekliği zaman zaman 100 metreyi buluyor. Genellikle yavaş akışlı bir nehir olması nedeniyle raftinge yeni başlayanların deneyim kazanmaları için son derece uygun. Kano sporları da yapılıyor.

 Mağara oluşumu için TIKLAYINIZ

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/9/2009 - 9.SINIF COĞRAFYA ETKİNLİK SAYFA 3

LİSE 1. SINIF COĞRAFYA  ETKİNLİK ÇALIŞMASI SAYFA -3-

 

ETKİNLİKÇALIŞMASI:Aşağıdaki fotoğraflarda yer alan yer alan doğal unsurların insana etkilerini günlük yaşantınızdan ve farklı kaynaklardan yararlanarak tartışınız.Fotoğraflarda yer alan doğal unsurları kendi yaşadığınız ortamla karşılaştırınız.

1.Resim

Resimde Eskimolar gösterilmiştir.Eskimolar kıyafetlerinden belli olduğu gibi soğuk iklim bölgelerinde yaşayan bir topluluktur.Yaşadıkları coğrafi koşullara uygun  bir yaşam tarzına sahiptirler.

http://resimler.haberler.com/haber/455/eskimolar-ozerklik-icin-referanduma-gidiyor_o.jpg
Eskimoların evlerine İGLO denilir.Buzdan yapılmıştır.Dışarının soğuk etkisi bu evler içerisinde çok fazla hissedilmez.Geçim kaynakları olarak soğuk iklim bölgesi olduğu için toprak donmuş şekildedir ve tarım yapmaları mümkün değildir.Avladıkları hayvanların kürklerinden faydalanırlar balıkçılık önemli bir geçim kaynağıdır.

2.Resim

Resme bakıldığında küçük baş hayvancılığın görüldüğü yarı kurak bir alan görülür.Yağışlar bu bölgelerde yetersizdir.Kışlar soğuk ve sert geçer.Bitki örtüsü bozkır dır.

           http://img91.imageshack.us/img91/9348/035gm1.jpg
Ağaç yetişmesi için yada gür otlaklar için yağış yeterli değildir.Bu bölgede yaşayan insanlar ekonomik faaliyet olarak bu koşullara uygunluk gösteren küçük baş hayvancılık ve kuru tarım faaliyetlerine öncelik verir.Belirleyici doğal etken iklimdir.Ülkemiz için İç Anadolu bölgesi koşulları örnek verilebilir.

3.Resim

Akarsu ve üzerine yapılan bir köprü.Akarsu doğal etken köprü beşeri bir etkendir.
 
           
Eski dönem Köprü                            Modern Köprü
http://www.istanbul-resimleri.com/icerik/Bogaz_Koprusu/resimler/Bogaz_Koprusu(20).jpg
Akarsuyun hayatımıza etkileri bellidir su ihtiyacımız tarımsal katkısı enerji sayılabilir.Köprü ise beşeri etkileri destekler yani ticaretin gelişmesi medeniyetlerin etkileşiminde,ulaşımda bağlayıcı geliştirici bir etkendir.

4.Resim

Resimde görülen alan bir çöl dür.Sıcaklık farklarının çok fazla olduğu biyolojik çeşitliliğin az olduğu mekanik çözülmenin ön plana çıktığı bir bölgedir.
 
http://www.yeniresim.com/data/media/471/www.yeniresim.com_-_l_Resimleri_-_l.jpg
Yağışların çok az olması bitki ve canlı yaşamını olumsuz etkiler.Su azlığı en önemli doğal etkendir.Yerleşmeye çok fazla açık değildir nüfusun az olması şehirleşmenin az olması doğal ortamı korur.Ulaşım suya dayanıklı deve ile yapılır.Farklı bir bölge olsaydı beşeri etkilerin ön plan çıktığı ulaşım aracı değişiklik gösterebilir yaşam koşulları değişebilirdi.

5.Resim

Muson Asyası pirinç tarlası.Bataklık bir arazi iklim özellikleri doğal etken olarak karşımıza çıkar.Yağışın bol olması özellikle yaz yağışı bölgede btaklık tarzı alanları ortaya çıkarış  ve pirinç yetişmesi için uygun bir ortam oluşturmuştur.

     http://img206.imageshack.us/img206/7815/4813612mdcw5.jpg
Görüntüden  modern tarım yapılmadığı insan gücünün ön plana çıkması  genel olarak nüfusun fazla  gelişmemiş bir bölge çağrışımı yapar.

6.Resim

Doğal etken olarak iklim  beşeri etkenleri etkileyerek  barınağın dam özellikleri ve kullanılan malzemeyi belirlemiştir.

       http://www.trakyahaber.net/galeri/images/haber/497.jpg
Yine kırsal yerleşme tarzında çok fazla şehirleşmenin olmadığı bir bölge.Yağışın az olduğu yerlerde daha çok toprak dam özellikleri kullanılır dam düzdür ve üzerinde çeşitli ürünler kurutulabilir.Ancak bu resimde dama meyil verilmesi ve kamış tarzı ahşap malzeme kullanılması yağışın bol olduğunun bir göstergesidir.

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/9/2009 - LİSE 1.SINIF ETKİNLİK ÇALIŞMASI SAYFA(4)

LİSE 1 COĞRAFYA ETKİNLİK ÇALIŞMASI
SAYFA (4)

Aşağıdaki  doğal unsurların insan hayatına etkilerinin neler olduğunu günlük yaşantınızdan ve farklı kaynaklardan faydalanarak açıklayınız.

 

SICAKLIK: Canlıların hayatlarını devam ettirebilmeleri için normal bir sıcaklık gerekir.Canlılar çok yüksek ve çok düşük sıcaklıkların olduğu yerlerde yaşamakda zorlanır.Canlılara uygun koşulların ortaya çıkması ve bu koşulların devamlılığında sıcaklık şartları direk etkilidir. Aşırı sıcak ve soğuk insan hayatını olumsuz etkiler. Giyim sağlık,tarım, hayvancılık, turizm, ulaşım, ticaret gibi ekonomik faaliyetleri olumsuz etkiler.
 


YAĞMUR
: Yağmur su döngüsünün önemli bir parçasıdır.Canlıların hayatının devamı için suya ihtiyaç duyarlar ve bu suyun kaynaklarından bir tanesi de buharlaşan nemin yağmur olarak yüzeye dönmesidir.Bitkiler,hayvanlar için tüm canlılar için son derece önemlidir.Aşırı yağmurlar olumsuz etkiler doğurabilir.Seller,heyelan, turizmi olumsuz etkileyebilir.

 

KAR
:Sıcaklık koşullarının belirlenmesinde etkili olabilir.Özellikle kuru ve soğuk geçen kış günlerinde kar yağması havayı yumuşatır.Bu olay bir çok bitkinin aşırı dondan etkilenmesini engeller.Bahar dönemlerimde ani kar erimeleri olumsuzluklara yol açabilir (sel).Yine bu kar erimeleri önemli bir su kaynağıdır.Kışın kar yağışları bitkiler için koruyucu bir etki yaparar. Giyim tarzımızı ve sağlığımızı etkiler. Tarım için önemlidir. Tarım ürünleri soğuğa karşı koruduğu gibi toprak nemimin artmasına ve yeraltı suyunun zenginleşmesine katkı sağlar. Deniz turizmine olumsuz etki yaparken kış turizmine (kayak) imkân sağlar.


DENİZ DALGALARI
:Kıyı bölgelerdeki biyoçeşitlilikte etkili olabilir.Kasırga ya açık bölgelerde şiddetli fırtınalarla çok yıkıcı etkileri olur. Aşırı dalgalar deniz turizmini ve deniz yolu taşımacığını olumsuz etkiler. Tsunami bir doğal afettir. Kıyılarda çeşitli aşınma ve biriktirme şekilleri oluşumunu sağlar. Balıkçılığı da etkiler.Son dönemlerde dalga enerjisi üzerine ciddi çalışmalar yapılmaktadır.


RÜZGÂR
:Bitkilerin yayılmasında tozlaşmasın da son derece önemlidir.Sıcaklığı ve sıcaklığın etkilediği her şeyi etkiler.Havayı temizletici özelliği vardır.Deniz turizmi için olumsuzluktur.Çok şiddetli rüzgârlar (Fırtına)  doğal afetlere neden olabilir. Bazı yerlerde rüzgâr santralleri ile enerji üretilir. Ayrıca geçmiş asırlarda ve günümüzde de taşımacılıkta rüzgâr gücünden faydalanılmaktadır.Bir bölgedeki hava kütlelerinin taşıyıcı gücü rüzgarlardır.

 

TOPRAK:Canlıların önemli yaşam alanlarından biridir.Milyonlarca canlıya barınma imkânı sağladığı gibi tarımın üzerinde yapıldığı alan olması sayesinde her türlü besinin de ana kaynağıdır.İnsanların hayatlarını devam ettirebilmeleri için ihtiyaçları olan besin maddelerinin en önemli yetişme alanıdır.Seramik çanak çömlek vb kullanım alanları vardır.En önemli sorunu toprakların kirletilmesi ve erezyondur.Ayrıca toprağın verim gücü topraktan faydalanmayı etkilemektedir.Özelliklerine göre faydalanma yoğunlukları da değişir.Verimli alanlarda nüfus daha yoğun verim azaldıkça nüfus ve yerleşme sayısı azalmaktadır.


KAYAÇLAR
:Yer kabuğunun ana malzemesidir. Ayrışarak toprak malzemesi olur.Tüm canlı hayatın beslenmesi ve barınması için gerekli ana malzemedir.Hayatımızın her anında olan bir unsurdur.Özellikle yapı malzemesi olarak kullanılır.Ayrıca süs eşyası yapımında, enerji kaynağı olarak da kullanılır.Birçok sanayi dalının ham maddesidir. Bünyelerindeki birçok element veya mineraller değerli madenleri oluşturmaktadır.

       

BİTKİLER:İnsanların ve canlıların en önemli besin kaynağıdır.Dünya fotosentez dengesinde çok önemlidir.Besin zincirinin en önemli halkasıdır.Dünyada bir çok kullanım alanları vardır,kozmetik ilaç sanayi ev eşyaları vb .  

İklim ve toprak özelliklerine göre yetişen bitki örtüsü, insanların faaliyetlerini değişik şekilde etkiler.Ormanların yakının­da bulunan insanlar, ormanların çeşitli doğal güzellikleri yanında ke­restesinden de yararlanır. Orman ürünlerine dayalı çeşitli sanayi faaliyetlerinde bulunurlar. Buna karşılık bozkırlarda yaşayan in­sanlar, ancak buraları mera olarak değerlendirebilir.

 

 

HAYVANLAR:Ekosistem içerisinde önemli bir elemandır.İnsanlar için önemli bir besin kaynağıdır.Doğada mevcut dengenin önemli bir halkasıdır.Bişr çok bölgede önemli bir ekonomik faaliyettir. Doğal dengenin önemli unsurlarından biridir. Besin ve şifa kaynağıdır. Evcil hayvanlar sayesinde insanlar için büyük bir nimettirAvcılık açısından da önemlidir.

 

NEM: Biyoceşitliliğin yoğun olduğu bölgeler nemli ve sıcak alanlardır.Doğada canlıların uygun koşullar bulabileceği bir alan yaratır.Yağışı ve sıcaklığı etkiler. Bunların etkilediklerine de dolaylı da olsa etki eder. Nemin ve yağışın bol olduğu alanlar bitki örtülerinin gür ve sık olduğu, ılıman iklim şartlarının yaşandığı alanlardır.Nemin az olduğu alanlar kuraklık şartlarının arttığı ve ekonomik faaliyetlerin çeşidinin az olduğu alanlardır. 
     

DAĞ:Yükselti ,iklim ve ekonomik özelliklerine göre tercih edilebilen alanlar olabilir.Genelde yerleşme için elverişsiz nüfusun seyrek olduğu yerlerdir.Yükselti değerlerine göre kışın kar yağışları ve buzullaşma görülebilir.Buda önemli bir tatlı su kaynağı oluşturur.

Dağlar yüksek ve engebeli yapısıyla tarıma elverişli arazilerin az olduğu, gerek eğimli ve sarp yer şekilleri gerekse aşırı kar yağışları ile ulaşımın zor olduğu, geçim kaynaklarının az olması nedeni ile de nüfus ve yerleşmelerin seyrek olduğu alanlardır.

AKARSU:
İnsanlar için önemli bir su kaynağıdır.Ekonomik faaliyetlerimize direk etki yapar,önemli bir enerji üretim alnları ,tarımda sulama merkezleridir. Tarım, sulama, balıkçılık, turizm (rafting, piknik),yüzmek, serinlemek, enerji üretimi ve daha pek çok alanda insanlığa imkan sağlar.

  

MAĞARA:İnsanlar için geçmiş dönemde önemli bir sığınma alanıdır.Günümüz koşullarında daha çok turizm ve doğal güzellik ve şifa merkezi olarak kullanılabilir

  

OVA:Önemli bir yerleşme alanlarıdır. Düz alanlardır.Ekonomik faaliyetlere ,ulaşıma  yerleşmeye elverişli yapısı ovaları cazip kılar en önemli özellikleri verimli topraklarla kaplı olmasıdır.

  

 

Yorum (32) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/9/2009 - DIŞ KUVVETLER DALGALAR ,AKINTILAR ,GELGİT,DALGA VE AKINTILARIN O

Kategori: ARSIV

DALGA VE AKINTILARIN OLUŞTURDUĞU KIYI ŞEKİLLERİ

I. GEL-GİT (MED-CEZİR)

Özellikle, Ay’ın ve Güneş’in çekim gücü tesiriyle okyanuslarda görülen alçalma - yükselme hareketleridir. Ay, Dünya’ya Güneş’ten daha yakın olduğu için, gel - git oluşumundaki etkisi daha fazladır.
Ay ve Güneş aynı doğrultuda oldukları zaman çekim güçleri birbirine eklenir ve kabarma daha fazla olur. Buna Büyük Gel-git denir



Ay ve Güneş birbirlerine dik doğrultuda oldukları zamanlarda çekim güçleri birbirini zayıflatır.ve kabarma daha az olur Buna da Küçük Gel-Git denir.


 
Suların kabarma ve çekilme düzeyleri arasındaki dikey yükselti farkına gel - git genliği denir. İç denizlerde genlik az iken (30 - 80 cm), kıyı denizlerde fazladır. (8 - 20 m)

Gel - git’in etkisi sonucunda;
1.      Akarsu ağızlarında delta oluşumu engellenir.
2.      Akarsu vadilerinin ağızlarının tıkanması önlenir.
3.      Kıyı kirlenmesi önlenir.
4.      Haliçler oluşur. Deniz yükseldiği zaman akarsuların ağız kısımlarına sokulur ve haliç şekli meydana gelir. Bu çeşit kıyılara estuar (haliç tipi) kıyılar denir.
5.      Watt kıyıları oluşur. Deniz, belli aralıklarla alçalıp yükselince kıyı çizgisi değişir. Deniz alçalınca ortaya çıkan, deniz yükselince ortadan kalkan bu kıyılara watt kıyıları denir.

6.      Türkiye’nin çevresindeki denizler iç deniz olduğu için gel - git genliği azdır. Bu nedenle, ülkemiz kıyılarında gel - git’in etkisi hissedilmez.

2. DALGALAR
Dalga, deniz yüzeyindeki salınım hareketleridir.

 
Dalgaları oluşturan nedenler;
1.      Dünya’nın dönmesi,
2.      Rüzgârlar,
3.      Depremler,
4.      Denizaltı heyelanı,
5.      Volkanizma’dır.
Deniz dibindeki depremlere ve volkanik faaliyetlere bağlı olarak oluşan dalgalara tsunami dalgaları denir.
3. AKINTILAR
Deniz yüzeylerindeki suların, bulundukları yerlerden başka alanlara doğru taşınmasına akıntı denir.



Haritanın büyük hali için üzerine tıklayınız...
Akıntıların oluşmasına neden olan faktörler şunlardır:
a.Yoğunluk farkı
Sıcaklık farkı: Yoğunluğu fazla olan soğuk sular, alttan sıcak su alanlarına doğru, yoğunluğu az olan sıcak sular, üstten soğuk su alanlarına doğru akarlar.

Tuzluluk farkı: Yoğun olan tuzlu sular, alttan tatlı su bölgelerine doğru, yoğunluğu az olan tatlı sular ise üstten tuzlu su bölgelerine doğru akarlar.

b. Seviye farkı:
Beslenme kaynakları fazla olan denizlerin seviyeleri, beslenme kaynakları az olan denizlere göre fazladır. Örneğin, İstanbul ve Çanakkale boğazındaki akıntılar gibi.

c.Sürekli rüzgârlar:
Okyanus ve denizlerdeki akıntıların en önemli nedeni, sürekli rüzgârlardır. Rüzgârların süresi ve şiddeti, akıntıların etkili olma süresi ve alanını etkiler.

d.Gel - git olayı:
Deniz ve okyanuslardaki akıntıların oluşum sebeplerinden birisi de, gel - git olayıdır. Gel - git’in etkili olduğu kıyılarda şiddetli akıntılar, buna bağlı olarak aşınım ve birikim şekilleri oluşur.

4. TÜRKİYEDE DALGA VE AKINTILARIN OLUŞTURDUĞU KIYI ŞEKİLLERİ:
Kıyı kara ve deniz arasında bir sınır çizgisidir. Kıyı kara ve deniz olaylarının çarpıştığı yerdir.galgalrın aşındırması ve diğer coğrafi etmenler nedeni ile kıyılarda pek çok şekil oluşmuştur…
Falezler (Yalıyarlar): Yüksek kıyılarda dalgaların etkisiyle kıyıların alt kısımları aşındırılır ve bazı oyuklar oluşur. Bu oyuklar büyüdüğü zaman tavanları çöker ve denize dik kıyılar meydana gelir. Bu dik kıyılara falez ya da yalıyar adı verilir                                    

 
Ülkemizde, falezler en çok Karadeniz kıyılarında oluşmuştur. Çünkü, en dik kayılarımız Karadeniz kıyılarıdır. Hopa - Sarp kıyıları ile Cide - İnebolu kıyıları arasında ve Şile çevresinde falezli kıyıların en tipik örnekleri görülür. Akdeniz’de Teke ve Taşeli kıyılarında da falezler oluşmuştur.

Kıyı Kumsalları (Plajlar): Dalga ve akıntıların etkileriyle kıyıdan koparılan malzemeler, bir müddet sonra sürtünme sonucu iyice ufalanır, incelir. Dalgalar bu küçülen malzemeleri alçak kıyılarda biriktirirler. Sonuçta kıyı kumsalları yani plajlar oluşmuş olur.

 
Kıyı Okları ve Kordonları: Dalgalar ve kıyı akıntıları, taşıdıkları materyalleri özellikle koyların kenarında biriktirirler. Sonuçta kıyılarda çıkıntılar oluşur.Bunlara kıyı oku denir. Kıyı okları zamanla daha da genişler ve uzar. Bunlara da kıyı kordonu adı verilir.


Kıyı okları ve kordonları, en belirgin olarak Çukurova, Göksu, Çarşamba ve Bafra deltalarında oluşmuştur.

 
Lâgünler: Koyların önünde oluşan kıyı kordonları zamanla koyun önünü tamamen kapatır ve denizle olan bağlantısını keserek deniz kenarında bir göl oluşumuna sebebiyet verir. Böyle oluşan göllere lâgün ya da deniz kulağı denir.


Türkiye’deki bütün delta ovalarında küçük lagünler oluşmuştur. Ayrıca, Büyük ve Küçük Çekmece Gölleri ile Durusu Gölü birer lagündür.

Tombololar:
Kıyı yakınındaki bir adanın bir kordonla kıyıya bağlanması sonucu oluşan yarım adalara tombolo denir.
 
 Türkiye’de Güney Marmara kıyılarındaki Kapıdağ Yarımadası tomboloya örnek olarak verilebilir.

 
5. BAŞLICA KIYI TİPLERİ
a. Fiyort Kıyılar: Buzul vadilerinin sular altında kalması sonucu oluşan kıyılardır.

Bu kıyı tipine ait en güzel örnek, İskandinav Yarımadası’nın Atlas Okyanusu kıyılarıdır.
   
Dünya’nın en büyük fiyordu Norveç’teki Soğne fiyordudur.
b. Skyer Kıyılar: Buzulların aşındırdığı tepeciklerle veya buzulların biriktirdiği moren yığınlarıyla şekillenmiş kıyılar sular altında kalınca yüzlerce adacık ortaya çıkar. Bu tür kıyılara skyer kıyılar denir. Baltık Denizi’nin kuzeydoğusunda bu tür kıyılar görülür.
c. Ria tipi kıyılar: Plâtoları yaran derin vadilerin sular altında kalmasıyla oluşan kıyılardır.
   
Dünya’da en güzel örnekleri, Güneybatı İrlanda ve Kuzeybatı İspanya’da görülür. Ülkemizde’de Güneybatı Ege kıyıları, İstanbul ve Çanakkale boğazları ile Haliç, ria tipi kıyılara örnek olarak verilebilir.
d. Liman tipi kıyılar: Alçak kıyılardaki geniş vadilerin sular altında kalması ve bunların önünün kıyı setleriyle kapatılması sonucunda oluşmuştur.

Dünya’daki en iyi örnekleri, Ukrayna’nın Karadeniz kıyılarında görülür. Ülkemizde de örnek olarak Büyük ve Küçük Çekmece kıyıları gösterilebilir.
e. Dalmaçya tipi kıyılar: Deniz sularının, kıyıya paralel uzanan dağlar arasındaki çukurluklara dolmasıyla oluşan kıyılardır.

Dünya’daki en iyi örneği Adriya Denizi kıyılarında görülür. Ülkemizde de Kaş (Antalya) çevresinde bu tür kıyılara rastlanır.
f. Haliç (Estuar) tipi kıyılar: Gel - git olayı sonucunda akarsu ağızlarının aşındırılmasıyla oluşan ve huniye benzeyen kıyılardır.

Dünya’nın en büyük halici Hamburg halicidir. Bunun yanında Londra, Elbe, Wesser, Thames, Evoş, Bordeaux ve Weischel haliçleri de Dünya’nın önemli haliçlerindendir. Bu haliçlerin hepsi, aynı zamanda gelişmiş birer limandır.
g. Boyuna kıyılar: Dağların kıyıya paralel uzandığı yerlerde görülür. Ör:Karadeniz veAkdeniz Kıyıları. Bu kıyılarda; girinti-çıkıntı azdır.

Doğal limanlar azdır ve hinterlandları dardır. İç kesimlere ulaşım zordur. Dalga aşındırması ile falez oluşumu fazladır. Kıyı ile iç kesim arasında  iklim, bitki örtüsü, ekonomik faaliyetlerde farklılık fazladır.
h. Enine kıyılar: Dağların kıyıya dik uzandığı yerlerde görülür.
   
Ör: Ege Bölgesi Kıyıları  (Edremit-Kuşadası arası). Bu kıyılarda; girinti-çıkıntı fazladır. Kıta
sahanlığı geniştir. İç kesimlere ulaşım kolaydır. Limanların Hinterlandı geniştir. Deniz etkisi iç kesimlere kadar sokulabilir.                    

 

 

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/9/2009 - DIŞ KUVVETLER , RÜZGARLAR,BUZULLAR ,AŞINDIRMA VE BİRİKTİRME ŞEKİ

Kategori: ARSIV

DIŞ KUVVETLER RÜZGAR VE BUZULLAR
RÜZGAR AŞINDIRMA BİRİKTİRME ŞEKİLLERİ

Rüzgârlar, kopardıkları parçacıkları havalandırarak taşımak, bu parçacıkları çarptırarak aşındırmak ve gücü bitince de biriktirmek yoluyla yeryüzünde şekillendirme yaparlar.

Rüzgârlar, en fazla kurak ve yarıkurak bölgelerde etkilidirler. Çünkü, bu bölgelerde bitki örtüsü zayıf, arazi kuru, rüzgâr hızlıdır.

Rüzgâr Aşındırma Şekilleri
Rüzgârlar, güçleri ölçüsünde yeryüzünden kopardıkları parçacıkları veya mevcut materyalleri sürükleyerek, havalandırarak taşırlar ve önüne çıkan engellere çarptırırlar. Bunun sonucunda, kayaların yüzeyinde çizikler ve oyuklar oluşur. Aşınmaya karşı farklı dirençteki tabakalar üst üste oluşmuş ise bu oyuklar büyür ve bazı şekiller meydana gelir.
Bu şekillerin en sık görülenleri şeytan masaları (mantar kayalar) tafoni ve yardang dır.

Şeytan Masası (Mantar Kaya):Rüzgarların taşıdıkları materyallerin kayaların alt bölümlerini çarparak aşındırması ile oluşur.Üst kısmı daha az aşınan kayalar mantar görünümünü alır.

    

Tafoni:
Taşların sular tarafından yumuşak kısımlarının eritilmesi ve aşındırılması sonucu kayaçlar üzerinde küçük oyuklar oluşur bu oyukara tafoni denir.



Yardang:
Kayaçların yumuşak kısımları kolay aşınırken, sert kısımları zor aşınır. Böylece yüzeyde küçük çukur ve tümseklerden oluşan bir görüntü ortaya çıkar böyle arazilere yardang denir.


Rüzgâr Biriktirme Şekilleri

Rüzgâr biriktirme şekillerinden en yaygın olanları kumullardır.
Kumullar, rüzgâr hızının azaldığı alanlarda kum yığınları şeklinde meydana gelirler.

 
Rüzgâr yönünde uzanan kumul tepelerine boyuna kumul, rüzgâra dik yönde olanlara da enine kumul denir. Hilal biçimindeki enine kumullara da barkan adı verilmektedir.

Kumul alanlarına yakın yerlerde oluşan ince toz birikintilerine ise lös toprakları adı verilmektedir.